Barkodalrın Tarihsel Gelişimi Barkod, bir birim malın hangi ülkenin hangi işletmesinde üretildiği veya ambalajlandığını, malın cinsini veya çeşitli özelliklerini tanımlamak amacı ile önceden belirlenmiş kurallara uygun, çeşitli genişlikte boşluklardan meydana gelen bir işaretleme usulüdür. Normal olarak malın ambalajı üzerine basılan, etiket olarak yapıştırılan, optik okuyucu bir kalem yardımı ile veya bir ışın tarayıcısı ile okunabilen bir şifredir. Barkod işaretleri, genellikle üretimden önce ambalaj malzemesi üzerine basılır. Ancak üretildiği yerde, aynı mamul tek parçalı olarak ambalajlandığında ayrı bir barkod alır. Barkod başlangıçta kütle halinde üretilen tüketim malları için uygulanmış daha sonra gazete, dergi, dokuma, elektrikli ve elektronik cihazlar, ilaç gibi birçok alanda uygulamaya koyulmuştur. Barkodların sanayide kullanılması 1960’larda başlamıştır. 1960’ların sonlarında Kuzey Amerika Demiryolları , Sylvania tarafından bulunan, kırmızı, mavi ve beyaz barları geri yansıtan bir sistemi nakliye vagonları üzerinde kulanmaya başladı ve bunu birçok şirket takip etti. 1971’de Plessey şirketi kütüphaneler için bir barkod okuma sistemi buldu. Esas uygulama alanı olan kütüphaneler dışında kan toplama uygulamalarında da kullanılan Codabar, 1972’de Monarch Marking Systems tarafından geliştirildi. İlk alfa nümerik barkod tipi olan Kod 39, 1974’de Dr. David C. Allais tarafından geliştirildi. 1970’ler boyunca barkodlar elektroniğin özellikle mikroişlemcilerin gelişmesiyle sürekli olarak daha pratik ve ekonomik hale geldiler ve bu yüzden birçok barkod tipi ortaya çıktı. Bu barkod tiplerinden perakende satış alanında UPC/EAN ve sanayi uygulamalarında KOD 39 yaygın biçimde kullanıldı, bunların yanı sıra ayrılmış 5 üzerinden 2 ve Codabar geniş uygulama alanları buldular. Bu süre içinde, barkodlar teknik ve ekonomik açıdan daha çok geçerli oldular, birçok sanayi dalında kullanıldılar ve birçok dalda standartlara dahil oldular. • 1.Barkodların Genel Özellikleri Barkod, paralel ve ardışıl olarak bar ve boşluk serilerinden oluşan bir semboldür, ayrıca kağıt üzerine basılabilir tek makine dilidir, çünkü dijital bilgisayarların tasarım mantığı olan sıfır ve birlerden oluşan bit dizilerinden meydana gelmiştir. Birçok değişik barkod formatı vardır ve bunlar arasındaki tek fark ise sadece bitlerin düzenleniş şekli byte formatlarıdır. Barkodlar bilginin bar genişliklerinin, barlar arasındaki boşluk genişliklerinin ve geniş veya dar barlar ve boşluklar arasındaki bağıl pozisyonların kodlanmasıyla oluşan mesajlardır. Bu özellikleri, barkodların aletler tarafından okunabilmesini sağlar. Bir tarama aracıNDA olduğu gibi bir sembolün üzerinden geçirilince bar boşlukların genişlikleri çözümleyici cihaz tarafından analiz edilir ve gerçek bilgi elde edilir. Bir barkoddaki bilgi, bar ve boşlukların kendileri tarafından (barlar 1 ve boşluklar 0) gösterilebildiği gibi, bar ve boşlukların genişlikleri ile de kodlanabilir, bu durumda, genişler 1 ve dar bar ve boşluklar ise 0 olarak kabul edilirler. Bu tekniklerden ilki sıfıra geri dönmeyen (Non Return to Zero – NRZ) tekniği, diğeri ise modül genişliği kodlanmasıdır. (Module Width Encoding). Modül genişliği kodlanmasında 1’e karşılık gelen geniş elemanın genişliği, 0’a karşılık gelen dar elemanın iki veya üç katı genişliğinde olur . |