
Müzik Muhabbetleri icinde Yerli Yabancı Grup Tanıtımları konusu , <div align="center"> 110 <center></center> 2003 yılında, berber çaldıkları bar grubu Kompleks’ten ayrılarak Candan Tezel (vokal) ve Ozan Yılmaz (klavye) tarafından kurulan 110, adını İstanbul’da rock müziğin merkezi olarak gördükleri Taksim ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| <div align="center">110 <center></center> 2003 yılında, berber çaldıkları bar grubu Kompleks’ten ayrılarak Candan Tezel (vokal) ve Ozan Yılmaz (klavye) tarafından kurulan 110, adını İstanbul’da rock müziğin merkezi olarak gördükleri Taksim ve Kadıköy’ün otobüs hattından alıyor. Kurulduktan sonra beste çalışmalarına ağırlık veren 110, katıldıkları Roxy Müzik Yarışması’nda ilk 10 elemelerini geçti ancak dereceye girmedi. Daha sonra gruba Mehmet Esemen (gitar), Serkan Aktaş (bas) ve Nedim Ruacan (davul)’ı alarak albüm çalışmasına başlayan grup, 2005 yılında “Atomların Harika Dünyası”nı EMI etiketiyle çıkardı. Albümün çıkışından hemen sonra vefat eden Serkan Aktaş’ın yerine Alper Kılıç’ı aldılar ve ilk kliplerini albümün 7. parçası olan “Bitti Mi?”ye çektiler. Rock İstanbul, Rock’n Coke gibi Türkiye’nin önemli festivallerinde sahne alan grup, Jay Jay Johanson ve Starsailor gibi isimlerle de aynı sahneyi paylaştı. Elektronik ve rock müziği başarıyla harmanlayan 110, ikinci klibini albümün sound’undan biraz daha uzak, daha yumuşak bir parça olan “Özledim Seni”ye çekti. Tamamen kendi üretimleri olan “Atomların Harika Dünyası”ndan 3. klip ise “Gölge”ye geldi. Bu klibin diğer kliplere göre bir farkı vardı; 2006 yılında vizyona giren Togan Gökbakar’ın yönetmenliğini yaptığı “Gen” filminin müziği oldu. Filmden ve grubun performans görüntülerinden oluşturularak çekilen klip, Cem Gül imzası taşıyor. Bu albümden çıkan 4. ve son klip ise Doruk Çetin yönetiminde Tuzak isimli parçaya çekildi. İlk albümden sonra oldukça olumlu eleştiriler alan 110, Türkçe sözlü müziğe yeni bir soluk getirdi. 2006 sonunda basçı Alper Kılıç ve davulcu Nedim Ruacan’ın gruptan ayrılmasıyla yoluna üç kişi olarak devam eden grup, 2007 Temmuz ayında “Kontrol” adlı 2. albümünü DMC etiketiyle sevenlerine ulaştırdı. Albümden ilk video klibi “Düştüm” adlı parçaya çeken üçlü, ayrıca albümden “Dünya” ve “Çünkü” parçalarıyla da Türk müzik piyasasında ismini yeniden konuşturacağına inanıyor. Radar Live 2007 Festivali’nde de sahne alan grup, yakın bir zamanda birçok konsere çıkarak yeni albümünü müzikseverlere tanıtacak. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 2020 Soundsystem <center></center> 2020 Soundsystem aslında Ralph Lawson ve Danny “dubble d” Ward’in canlı performansları için kurulmuştu. İkili biraraya geldikten kısa bir süre sonra Fat City albüm şirketi için albüm hazırlıklarına girişti fakat soundsystem projesi Fernando Pulichino ve Julian Sanza’nın demolarını göndermesiyle ortaya çıktı. Lawson demo gönderen ikilinin yeteneğine hayran kalmıştı. Grup ilk iki yıl boyunca dubstili bir sounda sahipti fakat sonraları daha deneysel takılarak soundlarına vokaller eklemeye başladı. İlk vokalleri Goldie ile birlikte çıkarttıkları “Inner City Life” çalışması ile ünlenen Diane Charlemagne olmuştu.. 2020 Soundsystem emin adımlarla ilerlemeyi tercih ediyor. Asıl ekibi oluşturan dörtlü herhangi bir partiyi bir anda canlandırabilecek veya tam takım bir orkestraya dönüşebilecek alt yapıya sahip. 2020 Soundsystem bu yıl içerisinde yeni albümlerini piyasaya sunacak. İlk iki albümleri “No Order” ve “Grey Clouds” Llorca, Jesse Rose ve Spirit Catcher remiksleri ile artık kendi özel klip versiyonlarına da sahip. </div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| 3 Doors Down ![]() Brad Arnold (vokal), Matt Roberts (gitar) ve Todd Harrell (bas) tarafından kurulan alternatif rock grubu 3 Doors Down, kadrosunda ilk başlarda bir davulcu bulundurmuyordu. İlk albümünü 2000 yılında Universal Records’dan yayınlayan grup, albümün ismini de “The Better Life” olarak belirledi. Albümden çıkan ilk single “Kryptonite” ile Amerika Modern Rock listelerinde 1 numara olan ekip, burada 11 hafta boyunca yer aldı. Albümden çıkan 2. single “Loser” ile de yine listelerde zirveye yerleşen grup, bu single ile listelerde 21 hafta boyunca 1 numarada yer alarak bir rekora imza attı. Albümde Arnold vokalistliğin yanısıra grubun davulculuk görevini de üstlenirken, albümden çıkan 3. single “Duck And Run” yine grubu Amerika Modern Rock listelerinde zirveye taşıdı. 2002 senesinde “Away From The Sun” adlı 2. albümünü piyasaya süren 3 Doors Down, albümden yayınladığı ilk single “When I’m Gone” ile Amerika Modern Rock listelerinde 17 hafta boyunca 1 numarada bulundu. 2003 senesinde “Another 700 Miles” adlı konser EP’sini yayınlayan 3 Doors Down, bu sefer kadrosuna gitarist Chris Henderson’u ekledi. 2004 senesinde “One Red Light” adlı DVD’yi piyasaya süren grup, 2005 senesinde “Seventeen Days” adlı 3. albümünü hayranlarına ulaştırdı. “Seventeen Days” adlı albümle Amerika listelerinde zirveye yerleşen 3 Doors Down, albümden ilk single’ı “Let Me Go”ya seçti. Albümle birlikte gruba konserlerinde eşlik eden davulcu Daniel Adair’in yerine Greg Upchurch kadroya dahil olurken, grup aynı sene “Away From The Sun” adlı 2. DVD’sini hayata geçirdi. “Seventeen Days” albümünde ünlü Amerikalı rock müzisyen Bob Seger gruba “Landing In London” parçasında eşlik etti ve grup albümden en son bu single’ı piyasaya sürdü. 2007 senesinin baharında yeni albümünü piyasaya sürmeye hazırlanan 3 Doors Down, en son ‘iTunes’ üzerinden grup ile röportajlarında dahil olduğu derleme albümü sevenlerine ulaştırmıştı. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 30 Seconds To Mars ![]() 1988 senesinde ünlü Amerikalı aktör Jared Leto (vokal, gitar) ve kardeşi Shannon Leto (davul) tarafından kurulan alternatif rock grubu 30 Seconds To Mars, kadrosuna Matt Wachter (bas, klavye) ve Solon Bixler (gitar)’i dahil ettikten sonra ilk albüm çalışmalarına başladı. Jared Leto’nun getirdiği ünden uzak bir biçimde grubun oluşumunu sağlamaya çalışan ekip, kendi adlarıyla aynı ismi taşıyan ilk albümlerini 2002 senesinde Virgin Records etiketiyle yayınladı. “30 Second To Mars” albümünün prodüksiyon koltuğunda Bob Ezrin bulunurken, albüme gelen eleştiriler hem olumlu hem de olumsuz oldu. Albümden “Capricorn (A Brand New Name” ve “Edge Of The Earth” single olarak yayınlandı, ancak her iki single’da listelerde önemli bir başarı elde edemedi. 2005 senesinde yayınlanan 2. albüm “A Beautiful Lie” ile Amerika listelerinde 36 numara olan 30 Seconds To Mars, bu albümle gitarist değişikliğine gitti ve Bixler’in yerine Tomo Milisevic kadroya dahil oldu. Albümün sözlerinde insanın çabalarına değinen grup, sound olarak da oldukça yüksek bir atmosferi yakalamayı başardı. Albümden “Attack”, “The Kill” ve “From Yesterday” single olarak yayınlanırlarken, “The Kill” ve “From Yesterday”, Amerika Modern Rock listelerinde başarı yakaladı. 2006 senesinde MTV Video Müzik Ödülleri’nden “The Kill” parçasına çektikleri video kliple“MTV2 Ödülü”ne layık görülen 30 Seconds To Mars, aynı senenin Ekim ayında ‘Welcome To The Universe’ turnesine çıktı. Turnenin sponsorluğunu MTV2 üstlenirken, gruba turnede Head Automatica, The Receiving End Of Sirens ve Cobra Starship gibi gruplar eşlik etti. Turne sırasında “From Yesterday” parçasına bir de video klip çeken ekip, bu kliple bir ilke imza atarak ilk kez bir Amerikan grubunu Çin Halk Cumhuriyeti’nde gözüktürdü. Avrupa turnesine The Used grubuyla birlikte çıkan 30 Seconds To Mars, en son “A Beautiful Lie” albümünü yeniden piyasaya sürdü. Bu yeni baskıyla Björk parçası “Hunter”ı baştan yorumlayarak albüme dahil eden grup, aynı zamanda özel bir baskıyla hayranlarına bir de DVD sundu. Grup Münih'te yapılan 2007 Avrupa Müzik Ödülleri gecesinde "En İyi Rock Grubu" ödülünün de sahibi oldu.
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #3 (permalink) |
| <div align="center">4YÜZ ![]() Jingle Box Müzik Yapım, yetenekli 4 genç ve taze yüzü bir araya getirerek “4Yüz” projesini oluşturdu. Yer aldıkları özel performanslar ve tv programları ile çoktan hayran edinmiş olan “4Yüz ”, kendileriyle aynı adı taşıyan ilk albümleri ile Türkiye’nin yepyeni grubu olarak müzikseverlere hem görsel hem de işitsel bir keyif sunmak için yola çıktılar. Yaklaşık 6 ay süren seçmeler sonucunda bir araya gelen Didem, Onur Gülnur ve İlkay, 1 yıllık sıkı bir çalışmanın sonucunda hem görsel hem de müzikal olarak birbiriyle uyum içerisinde olan keyifli bir grup haline geldi. Projenin prodüktörleri Temel Zümrüt ve Süleyman Yüksel. Albümün içinde yer alan 10 farklı şarkı farklı beğenilere hitap ediyor. İlk videokliplerini söz ve müziği Süleyman Yüksel’e ait olan “Dandini” isimli şarkıya çeken “4Yüz”, video klibin zengin görselliğinin yanısıra hem dans hem de solist performansları ile beğeni topladı. İlkay Küçük yaşta gitar çalarak müzikle tanışan grubun “harika çocuğu” İlkay Sipahi, yine o dönemlerde Steve Wonder’ ın etkisinde kalarak şarkı söylemeye başladı. Okul yıllarında solistlik deneyimlerinin yanı sıra Ülkerspor, Fenerbahçe, Galatasaray gibi önemli takımlarda profesyonel olarak basketbol oynayan İlkay, solistlik tarafının ağır basması sonucunda basketboldan uzaklaşarak kariyerini müzikle sürdürmeye karar verdi. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Batı Müziği Bölümü’nden mezun olan İlkay, geniş ses aralığı ve sempatik tavırlarıyla akıllarda kalan bir isim olacak. Didem Müziğe 10 yaşında İsveç’te piyano çalarak başlayan Didem Ergüven, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda fagot eğitimi aldı. Kısa süre sonra okul orkestrasındaki solistlik deneyimlerinin ardından aynı okulun müzikal bölümüne geçiş yaptı. Yeditepe Üniversitesi İtalyanca Sanat ve Tasarım Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan, İsveççe başta olmak üzere İtalyanca ve İngilizce dillerini konuşabilen Didem, sesiyle olduğu kadar zarafeti ve neşesiyle de grubun prensesi. Onur Yıldız Teknik Üniversitesi Modern Dans Bölümü son sınıf öğrencisi olan Onur Kırış, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzikal Bölümü’nde eğitim aldı. Özellikle çocukların sesine aşina olduğu Onur, Flipper’ dan Dallas’a bir çok dizi ve çizgi filmle yıllardır evlerimize sesiyle konuk oluyor. Reklam oyunculuğu da yapmış olan Onur, ünlü müzikallerde rol aldı. Sesinin yanı sıra yakışıklılığıyla da genç kızların gönlünde taht kurmaya aday. Gülnur İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü son sınıf öğrencisi olan Gülnur Gökçe, daha önce aynı konservatuarın müzikal bölümünde ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin Batı Müziği Bölümü’nde eğitim aldı. Okul hayatı boyunca solistlik yapan Gülnur, temsil ettiği şarkı yarışmalarında okuluna birincilikler kazandırdı. 2002 yılı Eurovision şarkı yarışmasında ülkemizi temsil eden grupta yer alan Gülnur’un güçlü sesine bir çok jingle ve jenerik müziğinden aşinayız. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 50 cent ![]() 1975 doğumlu Curtis James Jackson III, çocukluğunu Queens’de geçirdi. Annesini erken yaşta uyuşturucu savaşı yüzünden kaybeden Jackson, mahallesinde uyuşturucuya savaş açarak ‘Boo Boo’ ismi altında tanınmaya başlandı. Run DMC’den Jam Master Jay’in kendisiyle irtibata geçmesiyle 1998 Onyx albümü “Shut’em Down”daki “React” adlı parçada ilk müzikal deneyimini yaşayan rapçi, 50 Cent ismini alarak daha sonra Master Jay’den ayrılarak prodüktör Trackmasters ile çalışmaya başladı. Columbia Records ile anlaşmaya varan 50 Cent, “Power Of The Dollar” adlı ilk albümünü 2000 senesinde yalnızca New York’ta dağıtıma sunabildi. Albümde bulunan “How To Rob” adlı parçayla ismini müzik dünyasında duyurmayı başaran sanatçı, esas olarak ismini New York’taki uyuşturucu çetelerinin de adının geçtiği “Ghetto Qu’ran” adlı parçayla yaydı. Nitekim parçanın çevreye yayılmasından kısa bir süre sonra silahlı saldırıya uğrayarak dokuz yerinden vurulan rapçi, bu olay sonrasında Columbia Records ile ilişkisini bitirmek zorunda kaldı. 2002 senesinde “Guess Who’s Back?” adlı derleme albümünü Full Clip adlı şirketten yayınlayan 50 Cent, bu albümde “Power Of The Dollar”da gün ışığına çıkmamış parçalarına yer verdi. Ayrıca aynı sene “50 Cent Is The Future” ve “No Mercy, No Fear” adlı mix albümünlerini yayınlayan sanatçı, bu albümlerde G-Unit ile işbirliğine girişti. Bu iki albüm sonrası Eminem’in beğenisini kazanan 50 Cent, Dr. Dre’nin plak şirketi Interscope Records ile anlaşmaya vardı. 2002 filmi “8 Mile”ın soundtrack’ine “No Mercy, No Fear” albümünde yer alan “Wanksta” adlı parçayla katılan rapçi, parçanın single’ı ile sık sık Amerika’daki radyolarda yer almaya başladı. 2003 senesinde Interscope etiketiyle “Get Rich Or Die Tryin’” adlı albümü piyasaya süren 50 Cent, bu albümle ilk haftada 872,000 kopya satarak bir rekora imza attı. Albümün prodüktörlüğünde Eminem ve Dr. Dre yer alırken, albüm Amerika listelerinde beş hafta boyunca 1 numarada kaldı ve şu ana kadar tüm dünyada 11 milyon kopya satarak sanatçıya 11 kez platin plak kazandırdı. Şiddet, uyuşturucu ve küfür içerikli sözleriyle bolca sansüre uğrayan albüm, şu ana kadar müzik tarihinde en çok sansüre maruz kalan albüm olma özelliğini taşıyor. Albümden çıkan ilk iki single “In Da Club” ve “21 Questions” Amerika listelerinde 1 numara olurken, albümden çıkan 3. single “P.I.M.P.” listelerde 3 numara olmayı başardı. “Get Rich Or Die Tryin’” albümü sonrası Interscope’a bağlı olarak Sha Money XL ile G-Unit Records’u kuran 50 Cent, aynı sene “The New Breed” adlı DVD’yi piyasaya sürerek bir önceki albümün nasıl kaydedildiğini belgeselleştirdi. 2005 senesinde “The Massacre” adlı albümünü yayınlayan 50 Cent, bu albümle bir önceki albüme göre müzik eleştirmenlerinden daha az övgü topladı ama yine de Amerika ve İngiltere listelerinde 1 numara olmayı başardı. Albüm dört gün içerisinde 1,5 milyon kopya satarken, şu ana kadar tüm dünyada 9,8 milyon kopya satmayı başararak sanatçıya 5 kez platin plak kazandırdı. Albümden çıkan single’lardan “Candy Shop”da Olivia ile düet yapan rapçi, bu single ile listelerde yeniden 1 numaradaydı. Aynı sene rapçinin hayatını filmleştiren Jim Sheridan “Get Rich Or Die Tryin’” adlı filmle sanatçıyı sinema sanatının içine soktu. Filmin soundtrack’ini de hazırlayan 50 Cent, bu albümle Amerika listelerinde 2 numara oldu. Şu ana kadar tüm dünyada 3 milyon kopya satan albüm, sanatçıya 2 kez platin plak kazandırmayı başardı. 2006 senesinde Eminem’in “Eminem Presents: The Re-Up” adlı albümünde yer alan 50 Cent, ayrıca yıl sonunda vizyona girecek olan “Home Of The Brave” adlı savaş filminde Samuel L. Jackson ve Jessica Biel ile birlikte rol aldı. 2007 ilkbaharında “Before I Self Destruct” adlı albümünü piyasaya sürmeye hazırlanan 50 Cent, bu albümde diğer albümlerinden farklı olarak R&B tarzını deneyecek. Albümün prodüktörlüğünde Rich Harrison, Eminem,Timbaland ve Dr. Dre bulunurken, albümde ayrıca Ludacric, LL Cool J, G-Unit ve Eminem sanatçıya eşlik edecek. 50 Cent şu günlerde 2008 yılında vizyona girecek “The Dance” adlı filmin çekimlerinde bulunurken, filmde Nicolas Cage ile 50 Cent’in hapishanedeki boks düellosunu şahit olacağız. </div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #4 (permalink) |
| <div align="center">A Guy Called Gerald ![]() İngliz DJ Gerald Simpson, yani sahne ismiyle A Guy Called Gerald, daha çok 80’lerde ortaya çıkan ‘acid house’ tarzı kayıtlarıyla tanındı. Jamaika kökenli olan Gerald, çocukluğunu babasının reggae müzik arşiviyle ve annesinin kilise şarkılarıyla içiçe olarak geçirdi. Manchester’da katıldığı ‘Sound Sytem’ partilerinden ilham alan sanatçı, sonrasında çeşitli samplelarla oynayarak kendi tarzını oluşturmaya çalıştı. Evinde oluşturduğu “Scratchbeat Masters” adlı projeyle “Wax On The Melt” adlı ilk single’ını çıkartan DJ, 1988 senesinde Graham Massey ve Martin Price ile birlikte “808 State” adlı grubu oluşturdu. 808 State ile birlikte “Newbuild” adlı albüme imza atan A Guy Called Gerald, bu albüm sonrasında gruptan ayrılarak solo kariyerine yönelme kararı aldı. Evindeki stüdyosunda “Voodoo Ray” adlı parçayı oluşturan Gerald, bu parça sayesinde yavaş yavaş İngiltere’nin müzik camiasında adından bahsettirmeye başladı. İngiltere’deki ilk ‘acid house’ parçası olarak kabul edilen “Voodoo Ray”, 1989 senesinde İngiltere listelerinde yer almayı başardı. 808 State grubundayken hazırladığı parça “Pacific State”, grubun “Quadrastate” albümünü yayınlamasıyla listelerde hit olurken, A Guy Called Gerald bu parçanın kendisinden izinsiz olarak yayınladığını ifade etti. Durum, mahkemeye başvurulmadan halledildi. 1989 senesinde ilk albümü “Hot Lemonade”i Rham Records etiketiyle piyasaya süren A Guy Called Gerald, 1991 senesinde CBS/Sony ile işbirliğine girerek “Automanikk” adlı albüme imza attı. Bu albüm sonrasında kendi plak şirketi Juicebox Records’u oluşturan DJ, 1992 senesinde şu an bulunması çok zor olan “28 Gun Bad Boy” adlı 3. albümünü piyasaya sürdü. Bu albümlerde sound olarak jungle ve drum n’ bass tarzına deniyen sanatçı, 1995 senesinde ise “Black Street Technology” adlı albümle müzik tarihinin ilk gerçek drum n’ bass albümlerinden birine imza atmış oldu. 1997 senesinde New York’a yerleşen A Guy Called Gerald, 2000 senesinde !KY Records adlı bağımsız plak şirketinin etiketiyle “Essence” adlı albüme imza attı. Sanatçının dans müziğini denediği ilk albümü olan “Essence”te Lou Rhodes, David Simpson, Lady Miss Kier ve Wendy Page gibi isimler yer aldı. 2004 senesinde “Voodoo Ray” adlı parça ‘Grand Theft Auto: San Andreas’ta yer alarak A Guy Called Gerald’ın bir kez daha gündeme gelmesini sağlarken, sanatçı 2005 Ocak ayında diğer albümlere nazaran daha sıcak bir sounda sahip olan “To All Things What They Need” adlı albümünü piyasaya sürdü. En son 2006 senesinde “Proto Acid / The Berlin Sessions” adlı konser albümünü Alman bağımsız plak şirketi Laboratory Instinct etiketiyle yayınladı. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ A Perfect Circle <center></center> Tool vokalisti Maynard James Keenan’ın Nine Inch Nails, Tool ve The Smashing Pumpkins gibi grupların gitar teknisyeni Billy Howerdel’a grup oluşturma fikriyle oluşan A Perfect Circle, ilk olarak kadrosunda Vandals davulcusu Josh Freese, Failure gitaristi Troy Van Leeuwen ve basçı Paz Lenchantin’i bulunduruyordu. 2000 senesinde “Mer de Mons” adlı ilk albümünü yayınlayan A Perfect Circle, bu albümle Amerika listelerinde 4 numara oldu. Albümün prodüktörlüğünü Billy Howerdel üstlenirken, albümde ayrıca Primus’un davulcusu Tim Alexander konuk müzisyen olarak yer aldı. İlk haftada 188,000 kopya satan albümden çıkan single’lar “3 Libras”, “Judith” ve “The Hollow” oldu ve “Judith” Modern Rock Listeleri’nde 5 numara olmayı başararak grubu 2. albüme doğru yönlendirdi. Gitarist Troy Van Leeuwen’in Queens Of The Stone Age’e ve basçı Paz Lenchantin’in Billy Corgan’ın yeni grubu Zwan’a geçmesiyle basçı ve gitarist arayışına yönelen A Perfect Circle, kadrosuna Smashing Pumpkins gitaristi James Iha’yı ve Marilyn Manson basçısı Twiggy Ramirez’i dahil ederek 2003 senesinde “Thirteenth Step” adlı 2. albümünü yayınladı. Bir önceki albümde olduğu gibi Virgin Records etiketiyle yayınlanan albümün prodüktörlüğünde yine Billy Howerdel bulunuyordu. İçerik olarak farklı insanların bağımlılık problemlerini çeşitli perspektiflerden dile getiren albüm, Amerika listelerinde 2 numara olarak ilk haftada 231,000 kopya sattı. Albümden çıkan single’lar “Blue”, “The Outsider” ve “Weak And Powerless” olurken, “Weak And Powerless” single’ı Amerika Modern Rock Listeleri’nde zirveye yerleşti. “Underworld” ve “Resident Evil: Apocalypse” filmlerinin soundtrack’lerine birer şarkıyla katılan A Perfect Circle, 2004 senesinde Virgin Records etiketiyle ve Billy Howerdel prodüktörlüğünde “eMOTIVe” adlı 3. stüdyo albümünü hayranlarına sundu. John Lennon ve Joni Mitchell gibi sanatçıların savaş karşıtı parçalarını baştan yorumlayarak albüme aktaran grup, bu albümle Amerika listelerinde 2 numaraya yerleşti. Albümde grubun eski basçısı Paz Lenchantin gruba piyano ile eşlik ederken, albümden çıkan single’lar “Imagine” ve “Passive” oldu. Aynı sene “aMOTION” adlı derleme albümü piyasaya süren A Perfect Circle, bu albümde ilk üç albümde yer alan parçaların remix versiyonlarını hayranlarına ulaştırdı. Ayrıca albümle birlikte bir de DVD’ye yer veren grup, bu DVD içerisinde yayınlanan video kliplerle birlikte hiç yayınlanmamış video klipleri de bulundurdu. Grubun resmi internet sitesinden yapılan açıklamalara göre, Billy Howerdel şu günlerde solo albüm üzerinde uğraşıyor ve belki de bu solo albüm A Perfect Circle’ın yeni albümü olacak.</div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #5 (permalink) |
| <div align="center">Aaliyah ![]() 1979 Brooklyn doğumlu Aaliyah Dana Haughton, müzisyen bir aileden geliyor. İlk sahne performansını 10 yaşındayken ‘Star Search’ adlı televizyon programında yaşayan Aaliyah, bu şov sonrası birkaç televizyon şovunda daha yer aldı. Dans eğitimi alan genç şarkıcı, 1993 senesinde amcasına ait olan Blackground Records ile anlaşarak 1994 senesinde “Age Ain’t Nothing But A Number” adlı ilk albümünü 15 yaşındayken yayınladı. İlk haftada 74,000 kopya satarak Amerika listelerinde 18 numara olan albümün prodüktörlüğünde R. Kelly bulunuyordu. Albümden çıkan single’lar ile listelerde başarı yakalayan şarkıcı, birçok müzik eleştirmeninden de olumlu yorumlar topladı. Şu ana kadar tüm dünyada 6 milyon kopya satan “Age Ain’t Nothing But A Number” albümü sonrası 1996 senesinde “One In A Million” adlı 2. albümünü piyasaya süren Aaliyah, bu albümde Timbaland ve Missy Elliott ile albümün prodüksiyonu için biraraya geldi. Bir yıl içerisinde sanatçıya iki kez platin plak kazandıran albüm, genç müzisyenin yeteneğini tamamıyla sergiliyordu. Albümden çıkan single’ların her biri listelerde başarı yakalarken, albüm şu ana kadar tüm dünyada 11 milyon kopya satmayı başardı. Timbaland & Magoo, Missy Elliott, Ginuwine ve Playa’nın albümlerine konuk müzisyen olarak katılan Aaliyah, 1997 senesi animasyon filmi “Anastasia”nın soundtrack’ine “Journey To The Past” adlı parçayla katıldı. Ertesi sene “Dr. Dolittle” adlı filmin soundtrack’ine “Are You That Somebody” adlı parçayı hazırlayan sanatçı, bu parçayla Amerika listelerinde sekiz hafta boyunca 1 numarada bulundu. Parçaya çekilen video kliple MTV’de bolca ekrana gelmeye başlayan Aaliyah, 2000 senesinde “Romeo Must Die” adlı aksiyon filminde Jet Li ile birlikte rol aldı. Filmin soundtrack’ini Timbaland ile hazırlayan sanatçı, soundtrack’te yer alan “Try Again” adlı parçasıyla bir kez daha listelerde zirveye yerleşti ve parçaya çekilen video kliple MTV Video Müzik Ödülleri’nden “En İyi Bayan Videosu, En İyi Film Videosu” ödülünü kazandı. 2001 senesinde Stuart Townsend ile “Queen Of The Damned” filminde rol alan Aaaliyah, Nisan ayında “We Need A Resolution” adlı single’ı piyasaya sürdü. Single sonrası Temmuz ayında “Aaliyah” adlı 3. albümünü hayranlarına ulaştıran sanatçı, bu albümle Amerika listelerinde 1 numaraya yerleşti. Sound olarak karanlık bir atmosfere sahip olan albümde yer alan “Rock The Boat”ın radyolarda beğeni kazanmasının ardından parçaya video klip çekmek için Bahamalar’a giden Aaliyah, klibin çekimlerinin bitmesinin ardından Miami’ye doğru son yolculuğuna çıktı. Pilot hatası sonucu düşen uçağın içinde bulunan genç müzisyen, 25 Ağustos 2001’de hayata veda etti. Aaliyah’ın ölümü sonrası “Rock The Boat” ve son albümden yayınlanan single’lar Amerika listelerine girerken, sanatçının son olarak rol aldığı film “Queen Of The Damned” 2002 senesinde gösterime girdi. Aynı sene “I Care 4 U” adlı derleme albümle müzisyenin en iyi şarkılarına ve hiç gün ışığı görmemiş bestelerine yer veren Blackground Records, bu albümle sanatçıyı Amerika listelerinde zirveye yerleştirdi. Günümüzde hala Aaliyah için besteler ve kitaplar yazılırken, 2005 senesinde “Ultimate Aaliyah” adlı iki CD’lik derleme albümle sanatçı bir kez daha anıldı. En son 2006 senesinde “Turn The Page” adlı 3. derleme albümü sanatçının hayranlarına ulaştıran Blackground Records dışında sanatçı için düzenlenen internet sitesinden kendisiyle ilgili birçok veriye ulaşmak mümkün. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Ac/dc <center></center> Dünyanın en önemli hard rock gruplarından biri olan Avustralya’lı AC/DC, iki gitarist kardeş Malcolm ve Angus Young tarafından 1973 senesinde kuruldu. Young kardeşler yanlarına davulcu Colin Burgess, basçı Larry Van Kriedt ve vokalist Dave Evans’ı da alarak EMI’a bağlı Albert Records ile anlaşmaya vardı. Ancak Evans’dan memnun olmayan kardeşler, kadroya vokalist olarak grubun sürücüsü Ronald Belford ‘Bon’ Scott’ı dahil ederken, davulcu Burgess yerine de Tony Currenti kadroya dahil oldu. 1975 yılında “High Voltage” adlı ilk albümlerini yayınlayan grup, bas gitara da Young ailesinin üçüncü üyesi George Young’ı geçirdi. “High Voltage” albümünde yer alan Joe Williams parçası “Baby, Please Don’t Go” ile beğeni toplayan grup, albümde glam rock ve rhythm & blues gibi sound’lara büründü. Albümdeki diğer parçalarda Young kardeşlerle Bon Scott’ın imzası bulunurken, grup kadrosunu bir kez daha değiştirerek Mark Evans’ı bas gitara, Phil Rudd’u ise davula geçirdi. Bu kadroyla 1975 yılında “T.N.T” adlı 2. albümü yayınlayan AC/DC, albümde sound’unu değiştirerek bol gitarlı rhythm & blues öğeli rock‘n’roll parçalar çıkarttı. Albümde “School Days” adlı Chuck Berry parçasını baştan yorumlayan grup, “It’s A Long Way To The Top (If You Wanna Rock’N’Roll)” ve “The Jack” adlı parçalarla büyük beğeni topladı. Konserlerindeki performanslarında Angus Young gerçek okul üniformasıyla sahneye çıkarken, vokalist Bon Scott ise sesi ve şovuyla birçok müzikseverin hayranlığını kazandı. 1976 yılında Atlantic Records etiketiyle “High Voltage” isimli ilk uluslararası albümünü yayınlayan AC/DC, bu albümde ilk iki albümde bulunan parçalara yer verdi. Amerika’da 3 milyon kopya satan albüm sonrası birçok konsere çıkan grup, artık Avustralya’nın en çok beğenilen gruplarından biri haline geldi. Aynı sene “Dirty Deeds Done Dirt Cheap” adlı 3. stüdyo albümünü yayınlayan AC/DC, bu albümden “Squealer”, “Problem Child” ve “Jailbreak” gibi hit parçalar çıkarttı. Albüm, Atlantic Records etiketiyle Avrupa’da ve Amerika’da yeniden yayınlanırken, albümün içine “T.N.T.” albümünden “Rocker” parçası eklendi. Bu yeni baskıya ayrıca “Love At First Feel” adlı parça da eklenerek “R.I.P (Rock In Peace)” ve “Jailbreak” parçaları çıkartıldı. 1977 senesine gelindiğinde “Let There Be Rock” adlı 4. albümünü piyasaya süren AC/DC, bu albümde önceki üç albüme göre daha rahat ve sert melodilere yer verdi. Albümden “Whole Lotta Rosie” ve “Hell Ain’t A Bad Place To Be” gibi hit parçalar çıkartan grup, müzik kariyerindeki en başarılı albümlerden birine imza atmış oldu. Albüm sonrası basçı Mark Evans, Angus Young ile oluşan sorunlarından dolayı gruptan ayrılma kararı alırken, gruba Cliff Williams eklendi. “Let There Be Rock” albümü, Atlantic Records etiketiyle Avrupa’da ve Amerika’da bir kez daha yayınlandı ve grup bu baskıyla Amerika’da 2 milyon kopya satmayı başardı. Bu yeni baskıda ayrıca “Crabsody In Blue” yerine “Dirty Deeds Done Dirt Cheap” albümünden “Problem Child” parçası, eklenerek grubun fanlarına iletildi. 1978 senesine gelindiğinde “Powerage” adlı 5. stüdyo albümünü piyasaya süren AC/DC, bu albümde de oldukça sıkı gitar riffleri kullanarak oldukça başarılı parçalara imza attı. Albüm, yeni basçı Cliff Williams’ın ilk albümü olma özelliğini taşırken, aynı zamanda Angus Young’ın Harry Vanda ve George Young ile beraber ilk prodüktörlük denemesiydi. Avusturalya ve tüm dünyada aynı zamanda yayınlanan albüm, önceki albümlerden farklı bir şekilde tek baskı halinde piyasaya sürülerek gruba bir ilki yaşatıyordu. “Powerage” albümü sonrası turneye çıkan AC/DC, Glasgow’da gerçekleştirdiği bir konseri kaydederek “If You Want Blood You’ve Got It” adlı ilk konser albümünü hayranlarına ulaştırdı. Grup, önceki albümlerde yer alan parçaları performe ederken, bu konserde “If You Want Blood (You’ve Got It)”ı ilk kez dinleyicilere ulaştırıldı. 1979 senesinde “Highway To Hell” adlı 6. stüdyo albümünü çıkartan AC/DC, bu albümde diğer albümlerden farklı bir şekilde prodüktörlük koltuğunda Robert John ‘Mutt’ Lange ile çalıştı. Albüm, hard rock sound’unun tüm özelliklerini taşırken, aynı zamanda grubun ilk kez geri vokalleri kayıtlara taşıdığı albüm olarak da kabul ediliyor. Albüm ile aynı ismi taşıyan parça Avusturalya ve Amerika radyolarında hit haline geldi ve AC/DC bu albümün tüm dünyadaki satışlarıyla 7 kez platin plak kazandı. 19 Şubat 1980 tarihinde Bon Scott, Londra’daki bir parti gecesinin sabahında arabasında ölü olarak bulunurken, yapılan açıklamalarda ölüm sebebi alkol zehirlenmesi olarak duyuruldu. Astım hastası olan Scott, ailesi tarafından Avusturalya’da toprağa verildi ve tüm müzik dünyası çok önemli bir vokalisti kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşadı. Bon Scott’ın ölümü sonrası dağılmayı düşünen AC/DC, Scott’ın bunu istemeyeceğini düşünerek yoluna devam etme kararı aldı. Yeni vokalist arayışına giren grup, Scott’ın da çok beğendiği Geordie grubundan Brian Johnson’da karar kıldı ve Scott’ın ölümünden önce yazılmaya başlanan yeni parçalar üzerine yöneldi. Bahamalar’daki Compass Point Stüdyoları’nda kayıtlara başlayan AC/DC, 1980 Temmuz ayında “Back In Black” adlı 7. albümünü piyasaya sürdü. Albüm, siyah kapağı ile grubun Bon Scott’a saygı duruşu albümü olarak kabul edilirken, albümde işlenen ölümsüzlük ve hedonizm konuları yine Scott’a adanmıştı. “Hells Bells” ve “You Shook Me All Night Long” gibi parçalarla birçok fana göre grubun en iyi albümü olarak kabul edilen “Back In Black”, şu ana kadar tüm dünyada 42 milyon kopya satarak müzik tarihine bir grubun en çok satan albümü olarak geçti. 1981 senesinde “For Those About To Rock We Salute You” adlı albümle, Amerika listelerinde 1 numara olan AC/DC, albümün adını Angus Young’ın okuduğu Roma’lı gladyatörlerle ilgili “For Those About To Die, We Salute You” adlı kitaptan aldı. Albüm sonrası Kuzey Amerika’da turneye çıkan grup, konserlerdeki performanslarda savaş topları kullanarak sahne şovlarıyla herkesi büyüledi. 1983 senesinde prodüktör Robert John ‘Mutt’ Lange ile yollarını ayıran AC/DC, “Flick Of The Switch” albümünde prodüktörlüğü grupça üstlendi. Albüm, İngiltere listelerinde 4 numara olurken, Amerika listelerinde 15 numarada kaldı. Malcolm Young ile arası açılan ve uyuşturucu ile alkol problemleri yaşayan davulcu Phil Rudd, bu albümün kayıtları sonrası gruptan çıkartıldı ve yerine Simon Wright geçti. 1984 senesinde “’74 Jailbreak” adlı EP ile Avusturalya’da kaydedilen ve dünyada yayınlanmayan parçalara yer veren AC/DC, 1985 senesinde “Fly On The Wall” adlı albümü hayranlarına ulaştırdı. Albümün prodüktörlüğünü Young kardeşler üstlenirken, davulcu Simon Wright ise grupla ilk kez birlikte çalıştı. Albüm, İngiltere listelerinde 7 numara oldu ve aynı sene “Fly On The Wall” adlı video piyasaya sürüldü. 1986 senesinde Stephen King’in “Maximum Overdrive” adlı filmi için “Who Made Who” adlı albümü hazırlayan AC/DC, albümde üç tane yeni parçayla beraber eski albümlerde yer alan bazı parçalara yer verdi. Amerika’da 5 milyon kopya satan albüm, aynı zamanda video formatında da piyasaya sürülerek grubun video klipleri hayranlara sunuldu. 1988 senesinde “Blow Up Your Video” adlı albümle bir kez daha müzik piyasasına çıkan AC/DC, bu albümde eski prodüktörler Harry Vanda ve George Young ile çalıştı. Albümde yer alan “Heatseeker” İngiltere listelerinde 12 numara olurken, albüm listelerde 2 numaraydı. Aynı sene albümün turnesine çıkan grup, Malcolm Young’ın dinlenmeye çekilme isteğiyle boşluğu Young ailesinin bir diğer üyesi Stevie Young ile kapattı. Aynı zamanda turne sonrasında Simon Wright gruptan ayrılma kararı alırken, gruba Chris Slade dahil oldu. 1990 senesinde “The Razors Edge” albümünü yayınlayan AC/DC, bu albümle İngiltere listelerinde 2, Amerika listelerinde 4 numara oldu. Albümde yer alan tüm parçalarda Young kardeşlerin imzası bulunurken, Chris Slade de grupla ilk kez çalıştı. Albümde yer alan “Thunderstruck” ve “Money Talks” grubun yeni hit parçaları oldu ve grup hemen albüm sonrası dünya turnesine çıktı. Fanlar, turneye büyük bir ilgi gösterirken, grup bu performansları 1992 senesinde yayınlanan “Live” adlı konser albümüyle hayranlara yeniden yaşattı. 1993 senesinde vizyona giren “Last Action Hero” filminin soundtrack’ine “Big Gun” parçasıyla katılan AC/DC, 1994 senesinde Phil Rudd’u yeniden gruba çağırdı. Rudd’un katılımıyla 1980 – 83 kadrosunu yeniden oluşturan grup, Rick Rubin prodüktörlüğünde 1995 senesinde “Ballbreaker” adlı albümü piyasaya sürdü. Albüm, içerisinde barındırdığı “Hard As A Rock”, “Cover You In Oil” ve “Hail Caesar” gibi parçalarla Amerika listelerinde 4 numara olurken, sound olarak da diğer albümlere göre daha farklı bir konumdaydı. 1997 senesinde “Bonfire” adlı box seti piyasaya süren AC/DC, bu set içerisinde “Live From Atlantic Studios” konser albümünü, “Volts” derleme albümünü ve “Let There Be Rock: The Movie” konser albümünü bulundurdu. 2000 senesinde “Stiff Upper Lip” adlı stüdyo albümünü hayranlarına ulaştıran AC/DC, bu albümle Amerika listelerinde 7 numaraya yükseldi. Albümden, albüm ile aynı ismi taşıyan single’la birlikte “Safe In New York City” ve “Satellite Blues” adlı single’lar piyasaya sürülürken, albüm sonrası turneye çıkan grup, performanslarını “Stiff Upper Lip Live” DVD’sinde bir araya getirdi. 2003 senesinde “Ballbreaker” ve “Stiff Upper Lip” dışında bütün albümleri yeniden basan ve düzenleyen AC/DC, aynı sene “Live ‘77” adlı DVD ile eski vokalist Bon Scott’ı yeniden andı. 2004 senesinde “Toronto Rocks” adlı DVD’de The Rolling Stones, Rush ve The Guess Who ile birlikte ekrana gelen grup, 2005 senesinde de “Famiy Jewels” adlı DVD’de bütün kliplere yer verdi. AC/DC üyeleri verdikleri demeçlerde yeni stüdyo albümünün çok yakında piyasada olacağını, ancak albümün prodüktörü ve kaydın mekanının belli olmadığını belirtirken, albümün iki CD olacağına dair söylentiler devam ediyor.</div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #6 (permalink) |
| <div align="center">Acoustic Ladyland <center></center> Londra kökenli caz grubu Acoustic Ladyland, kadrosunda Tom Herberd (bas), Pete Wareham (saksafon), Seb Rochford (davul) ve Tom Cowley (piyano)’i bulunduruyor. İlk albümü “Camouflage”ı Babel Records etiketiyle 2004 senesinde yayınlayan grup, 2005 senesinde ise “Last Chance Disco” adlı 2. albümünü yine aynı plak şirketiyle piyasaya sürdü. “Last Chance Disco” albümüyle BBC’nin “Caz Ödülü”ne layık görülen Acoustic Ladyland, bu albümle ayrıca ‘Jazzwisealbum’ adlı dergi tarafından da 2005 senesinin en iyi albümüne imza attı. F-IRE Collective adlı caz topluluğunun üyesi olan grup üyeleri, aynı zamanda Tom Cowley dışında ‘Polar Bear’ adlı bir diğer caz grubunda yer alıyor. 2006 senesinde V2 Records etiketiyle “Skinny Grim” adlı 3. albümünü yayınlayan Acoustic Ladyland, albüm sonrasında Fransa ve Almanya’da performanslarda bulundu. Bu albümden çıkan "Cuts and Lies" single'ında gruba Coco Elektrik grubundan Anne Booty eşlik vokalleriyle eşlik etti. Turne kapsamında ülkemizi de ziyaret eden Acoustic Ladyland ayrıca İngiliz basını tarafından 2005 'in olağanüstü 5 canlı performans grubundan biri olarak gösterildi. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ![]() Adema Kurulduğu günden beri “Jonathan Davis’in kardeşinin grubu” olarak lanse edilmekten bir türlü kurtulamayan Adema, Mark "Marky" Chavez(vokal), Mike Ransom (gitar), Tim Fluckey (gitar), Dave Deroo (bas), Kris Kohls (davul)dan oluşan ilk kadrosuyla ilk olarak 2001 yılında çıkış albümü “Adema”yı yayımlandı. Bill Appleberry ve Tobi Miller’ın prodüktörlüğünü üstlendiği albümdeki şarkı sözlerinin tümü Jonathan Davis’in kardeşi ve grubun vokalisti olan Chavez’e aitti. Albümden yayımlanan “Giving In” ve “The Way You Like It” single’larının rock müzik odaklı çeşitli radyolarda uzun süre çalınmasıyla kısa sürede dikkatleri üzerlerine toplayan grup, bu sayede Ozzfest’in ana sahnesinde çalma şansını elde etti. Adema elemanları 2002’de “Insomniac’s Dream” adını verdikleri ep’yi piyasaya sürdüler. Ep’nin prodüktörlüğünü P.O.D, Hoobastank ve Cold’un albümlerinde çalışmış olan Howard Benson üstlendi. Grup üyeleri yaptıkları müziğe “rock” denmesinden daha hoşnut kalacaklarını belirtseler de “nu metal” damgasından uzun bir süre daha kurtulamayacaklardı. Sonraki albümlerinin ismi “Unstable” oldu. Albüm için Türkçe’de “dengesiz” anlamında gelen bu kelimenin seçilmesinin bir nedeni vardı elbette. Kişisel problemleri grubun ve müziğin önüne geçen Chavez, grup elemanları tarafından sürekli olarak bencillikle suçlanıyordu. Chavez ve Ransom birbirleriyle uzun süredir çatışma halindeydiler. Öyle ki, albümün turnesi sırasında birbirlerine tek kelime etmediler. Bu kızgınlık performanslarını ve albüm satışlarını da etkiledi. “Unstable”ın satış rakamı ilk albümün neredeyse yarısı kadardı. Sonunda Ramson grubu terk etti ve grup turneyi 4 kişi tamamladı. Ardından Chavez de grubu bırakıp tek bir Ep yayınladıktan sonra dağılacak olan Midnight Panic isimli bir grup kurdu. Daha sonrasında da solo çalışmalarına yöneldi. Adema’nın geride kalan 3 üyesi vokale Luke Caraccioli’yi alarak yollarına devam ettiler. Caraccioli’yle birlikte yeni bir döneme giren grup, Led Zeppelin, The Doors ve Metallica gibi klasik gruplardan aldıkları ilhamla bir nu metal grubundan daha fazlası olabileceklerini kanıtladılar. Yeni albüm “Planets” işte bu yeni rock soundunu barındırıyordu. Tam da her şey yoluna girmiş gibi görünürken, 2005’in Ekim ayında Luke Caraccioli gruptan ayrıldığını açıkladı. Yeniden vokalist arayışına giren Adema, Level’dan tanıdığımız Bobby Reeves’i gruba dahil etti. Yeni kadro, Ed Faris’in gitara geçmesiyle tamamlandı. 2007’de “Kill The Headlights”ı yayımlayan grup, albümden ilk single’ı “Cold And Jaded”a seçti. Grubun son kadrosu vokalde Bobby Reeves, gitarlarda Tim Fluckey ve Ed Faris, bas gitarda Dave Deroo ve davulda Chris Kohls’dan oluşuyor. </div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| <div align="center">Aerosmith Steven Tyler (vokal), Joe Perry (gitar), Tom Hamilton (bas gitar), Joey Kramer (davul) ve Ray Tabano (gitar) tarafından 70’lerde kurulan Aerosmith, sanırım bir çoğumuzun “hard rock” dendiğinde aklımıza gelen ilk isim. Steven Tyler’ın aslen davulcu olması fakat bir gruba girme koşulu olarak as adam olmak istemesi, yaklaşık 35 senedir Tyler’ın sesinden şarkılar dinlememizi sağlayan sihirli bir durum aslında. Berklee College’da okuyan Joey Kramer’ın sırf gruba dahil olmak için okulu bırakması da Aerosmith’in hikayesindeki temel taşlardan... Grup, adını taşıyan ilk albümlerini 1973 yılında çıkarttı. Bu albümden çıkan “Dream On” grubun ilk single’ı olma özelliğini taşıyor. Daha sonrasında turneye çıkan grup aradan bir sene geçtikten sonra ikinci albümleri olan “Get Your Wings”i piyasaya sürdü ve artık gelişme dönemi başladı. Albümün "Same Old Song and Dance" , "Train Kept A-Rollin”, “Lord Of The Thighs” listelerde kötü sayılmayan sıralarda boy göstermeye başlarken, yine bir sene arayla gelen “Toys In The Attic”, Aerosmith’in kendi yolunda doğru adımlar attığını kanıtlayan, grubun ilk büyük başarısını elde eden ve 8 milyonluk satışa ulaşan önemli bir albüm olarak kabul edilmektedir. 1986 yılında Run DMC tarafından tekrar yorumlanan “Walk This Way”, Young Frankenstein filminin isim babalığını yaptığı ve bu albümden çıkan en büyük hit olarak gösterilen bir şarkı olarak hafızalarda yer aldı. 1976’da çıkan ve peşinden de büyük bir turneye çıkacakları “Rocks” albümü, “Back In The Saddle” ve “Last Child” isimli iki radyo hitine ev sahipliği yaptı. Rolling Stone’un “500 En İyi Album” listesine giren “Toys In The Attic” ve “Rocks”, Aerosmith adının kalıcı olmasında büyük önem taşıyor. 1977’de çıkan “Draw The Line” isimli albüm önceki iki albüme kıyasla pek de başarılı olamadı. 70’lerin sonlarına doğru turneler devam ederken, kötüye giden ekonomik durumu biraz düzeltmek adına “Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band” adlı müzikal filmde rol aldılar. Hemen ardından “Draw The Line” turnesi görüntülerinden oluşan “Live Bootleg” yayınlandı. 70’lerin sonlarına doğru gelindiğinde grubun popülaritesi gittikçe düşmeye başladı. 1979’da çıkan ve “Draw The Line”dan biraz daha başarılı olan “Night In The Ruts” albümünden sonra gitarist Joe Perry gruptan ayrıldı ve kendi projesi olan “The Joe Perry Project”i kurdu. 1980’de “Greatest Hits” ve 1982’de “Rock In A Hard Place” isimli albümlerle grup müzikal hayatına devam ederken, grup içi eleman değişiklikleri de aynen devam etti. Sorunlar hala devam ederken 1984 yılında “Back In The Saddle” turnesi sonrası “Classic Live II” çıktı ve sonrasında da grup plak şirketini değiştirdi. 1985 yılında yeni plak şirketlerinden çıkan ilk albümleri “Done with Mirrors” yayınlandı. Bu albümde de istenilen ve beklenen başarı elde edilememişti ki tam o yıllarda (1986) Run DMC’nin “Walk This Way” cover’ıyla grubun yıldızı tekrar parlamaya başladı. 1987’de çıkan ve 5 milyon gibi ciddi bir satış rakamına ulaşan “Permament Vacation” albümü müzik listelerinde oldukça başarı sağlayan üç hiti de beraberinde getirdi. 1989’da yılında çıkardıkları “Pump” albümü de hem grubu hem dinleyicilerini oldukça tatmin eden ve yine 7 milyon gibi ciddi bir satış rakamına imza atan ve “Janie s Got a Gun” şarkısıyla gruba ilk Grammy’sini kazandıran 10. stüdyo albüm olarak raflarda yerini aldı. 1990 yılında “Pump” turnesini bitiren grup, 1991 yılında 3 cd’lik “Pandora’s Box” adlı toplama albümü çıkarttı. 1993 yılında çıkan “Get A Grip” ; “Cryin’”, “Amazing” ve Steven Tyler’ın kızı Liv Tyler’ın klibinde oynadığı “Crazy” albümün radyolarda ve MTV’de büyük beğeni toplayan 3 önemli hitini de beraberinde getirdi. Albüm Amerika’da 11 milyon, dünya çapında 20 milyon satarak önemli bir başarıya imza attı. 1990’ların ortasında eski plak şirketlerine geri dönen grup, kendi içlerinde yaşadıkları sorunlar yüzünden çıkardıkları “Nine Lives” albümünün düşüşüne de seyirci kaldılar. 1998 yılında “Armageddon” filmi için kolları sıvayan grup, film müziği olan “And I Don’t Want To Miss A Thing” adlı şarkılarıyla da 4 hafta boyunca liste başı olarak kaldı. Yine 1998 yılında “Get A Grip” ve “Nine Lives” turnelerini kapsayan “A Little South Of Sanity” adlı canlı konser kaydının olduğu albümü çıktı. 1999 yılında MTV Müzik Ödülleri’nde Run DMC ve Kid Rock ile canlı performans sergileyen Aerosmith, beraber çıkacakları “Girls Of Summer Tour”un da sinyallerini verdi. 2003 yılına gelindiğinde grup nihayet fazlasıyla beklenen 13. stüdyo albümü “Just Push Play”i çıkardı. Bu albüm de yine bir Aerosmith klasiği olan platinum olma özelliğini korudu. 2002’de “O, Yeah! The Ultimate Aerosmith Hits” isminde toplama albüm çıkardı. 2004’e geldiğimizde “Honkin’ on Bobo” isimli blues albümü piyasaya sürüldü ve bu albümü de “You Gotta Move” isimli DVD takip etti. 2005 yılında Steven Tyler, başrollerini John Travolta ve Uma Thurman gibi isimlerin paylaştığı “Be Cool” adlı filmde rol aldı. Aerosmith plak şirketini değiştirip Sony ile anlaştı ve yeni albümlerini 2007 yılında yayınlayacaklarını açıkladı. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Aesop Rock Gerçek adı Ian Matthias Bavitz olan Aesop Rock, 11 Mayıs 1976'da New York'da dünyaya geldi. '90ların sonunda Amerika'daki hip hop yeraltı akımının önemli isimlerden biri haline gelen Aesop Rock, ilk iki albümünü kendi çabalarıyla yayımladı. Bahsi geçen bu albümler, 1997'de yayımlanan ve hip hop'un ünlü isimlerinden Percee P'nin de yer aldığı "Music For Earthworms" ve 1999'da piyasaya sürülen "Appleseed" ep'siydi. Mush Label ile yaptığı anlaşmadan sonra büyük plak şirketi bağlantılı ilk albümü "Float"u piyasaya süren sanatçı, 2000 tarihli bu albüme Vast Aire, Slug ve Dose One gibi isimleri konuk etti. Albümün prodüksiyonunda ise Aesop'la birlikte Blockhead vardı. İlk albümünden kısa bir süre Mush'dan ayrılan Aesop, Definitive Jux ile anlaşmaya vararak "Labor Days" isimli yeni bir albüm piyasaya çıkardı. Albümden çıkan "Daylight" single'ı çok popüler oldu ve 2002'de ep'ye yeni versiyonuyla birlikte tekrar eklendi. "Labor Days"i takip eden "Bazooka Tooth" 2003 senesinde müzik marketlerin raflarında yerini aldı. Albümdeki konuk sanatçılar arasında Party Fun Action Committee, El-P, Mr. Lif ve Camp Lo. da vardı. Albümden çıkan "No Jumper Cables" ve "Freeze" single'ları sayesinde Aesop artık hip hop'un tanınmış isimlerinden biri olmuştu. 2005'de "Fast Cars, Danger, Fire and Knives"ı yayımlayan Aesop Rock, bu ep'nin ilk basımına "The Living Human Curiosity Sideshow" başlıklı 88 sayfalık bir kitapçığı da dahil etti. 2007 senesi Aesop için belki de kariyerinin zirvesini temsil ediyordu. Nike ve iPod'un koşucular için birlikte geliştirdiği kablosuz sistem için "All Day" ismini taşıyan bir şarkı kaydeden sanatçı, aynı sene içinde bir de "None Shall Pass" ismini verdiği yeni bir albüm yayımladı.</div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #8 (permalink) |
| <div align="center">Afi Afi, Davey Havok, Mark Stopholese ve Vic Chalker tarafından 1991 yılında California'da kuruldu. Grubu kurduklarında enstrüman çalmayı dahi bilmeyen Afi üyeleri, hali hazırda davul seti olan arkadaşları Adam Carson'dan gruba dahil olmasını istediler. Vic'in davul, Stopholese'in gitar, Chalker'ın da bas gitar çalmayı öğrenmesiyle birlikte müzik yapmaya başlayan genç müzisyenler, davula Carson'un yerine Geoff Kresge'in geçmesiyle birlikte ilk ep'leri "Dork"u yayımladılar. Ep'ye daha sonra grubun daimi gitaristi olacak Jade Puget'i de dahil eden Afi üyelerinin her biri o sırada üniversite eğitimlerine devam ediyorlardı. Kısa bir süre sonra, Kresge New York'a taşınma kararı alırken, grubun diğer üyeleri Afi uğruna okulu bırakıp sırasıyla "Behind the Times", "Eddie Picnic's All Wet", "This Is Berkeley, Not West Bay", "AFI/Heckle", "Bombing the Bay", "Fly in the Ointment" ep'lerini yayımladılar. İlk albümleri "Answer That and Stay Fashionable"ı 1995 senesinde piyasaya süren grup, daha sonra 1996'da "Very Proud of Ya" albümünü yayımladı. Albümün tanıtım turnesi sırasında gruptan ayrılma kararı alan Kresge'in yerine Hunter Burgan'ı kadroya dahil ederek turneyi tamamlayan Afi, 1999'da yayımlanan “Black Sails in the Sunset” albümü ile uluslarası üne kavuştu. Grubun 2000 yılında yayımlanan “The Art of Drowning” albümü Billboard listesinde 174'üncü sıraya çıktı. Albümden “The Days of Phoenix” için video klip çeken grup, ardından 2003 yılında Dreamworks Records ile "Sing the Sorrow" albümünü yayımladı. 2003 MTV Video Müzik Ödülleri'ne aday oldu ve "Girl's Not Grey" single'ıyla ödül aldı. Sonraki albümler “Decemberunderground” Interscope Records’dan yayımlanır yayımlanmaz eleştirmenlerin ilgisini çekti. Bu albüm, grubun duruşunun ve sound’unun olgunlaştığını gösterirken, new wave ve coldpop elementlerinin bolca harmanlandığı bu yeni yaklaşıma müzik dünyası olumlu bir yanıt verdi. Albümden çıkan ilk single, "Miss Murder", Billboard Modern Rock Listesi’nde 1 numara oldu. "Love Like Winter” ise MTV Total Request Live’da 40 gün boyunca kalmayı başardı. 2006’nın Aralık ayında “I Heard a Voice” dvd’sini yayımlayan grup, bu dvd’de California’da kameraya alınmış canlı performanslara yer verdi. Ocak 2007 AFI, ünlü televizyon programı Saturday Night Live’ın konuğu oldu. Programda "Miss Murder" and "Love Like Winter" parçalarını seslendirdiler. Afi aynı sene Temmuz ayında Live Earth konser dizisinin Amerika ayağında yer aldı. Gruptan gelen son haberlere göre, Puget yeni albüm için şarkı yazmaya devam ediyor. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ A-ha Vokalist Morten Harket, gitarist Paul Waaktaar-Savoy ve klavyeci Magne Furuholmen kadrosuyla Norveçli grup A-ha, 1982 yılında Londra’ya geçerek müzik kariyerine başladı. Grubun ilk yazdığı parça “Take On Me” single’ı ile 1985 yılında tüm dünyada 7 milyon satmayı başaran grup, bu parçayla Amerika listelerinde 1, İngiltere listelerinde 2 numara olmayı başardı. Bu single sonrası ilk albümleri “Hunting High And Low” ile müzik dünyasına tam giriş yapan A-ha, albümle Amerika listelerinde 15 numarada kaldı. Albüm İngiltere listelerinde 2 numara olurken, albümden çıkan 2. single “The Sun Always Shines On TV” ile grup, İngiltere listelerinde 1 kez daha 1 numara olmayı başardı. “Take On Me” video klibi ile 1986 MTV Müzik Ödülleri’nden toplam 6 kategoride ödül kazanan A-ha, “The Sun Always Shines On TV” ile de aynı senenin MTV Müzik Ödülleri’nden 2 ödülle birlikte döndü. 1986 Grammy’lerine “En İyi Yeni Artist” kategorisinde aday gösterilen grup, ilk albümleriyle şu ana dek tüm dünyada 8 milyon satmayı başardı. Birçok müzik eleştirmenince bir şarkılık şöhret grubu olarak gösterilen A-ha, 2. albümünü 1986 yılında “Scoundrel Days” ismiyle piyasaya sürerek bu düşünceyi yıkmayı başardı. Albüm, İngiltere listelerinde 2 numaraya yükselirken, albümden çıkan single “Cry Wolf”, listelerde 5 numara oldu. Şu ana dek tüm dünyada 6 milyonluk bir satış yakalayan albüm sonrası hayran kitlesini genişleten A-ha, 1987 senesindeki James Bond filmi “The Living Daylights”ın soundtrack’ine “The Living Daylights” parçasıyla katıldı. 1988 senesinde “Stay On These Roads” adlı 3. albümünü çıkartan A-ha, bu albüm sonrası müzik eleştirmenlerinden hem pozitif hem de negatif eleştiriler aldı. 1989 senesinde Rio de Janerio’da 100,000 kişiye konser veren grup, 1990 senesinde “East Of The Sun, West Of The Moon” adlı 4. albümünü piyasaya sürdü. Albümde 1963 The Everly Brothers hiti “Crying In The Rain”i baştan yorumlayan grup, 1991’de Rock In Rio II Festivali’nde 198,000 kişinin yer aldığı bir konser gerçekleştirerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. 1993 senesinde “Memorial Beach” adlı 5. albümünü piyasaya süren A-ha, bu albümle şu ana dek tüm dünyada 1,2 milyon kopya sattı. 1994 senesinde Norveç’deki Kış Olimpiyatları’nda sahne alan grup, bu konserde organizasyon için besteledikleri “Shapes That Go Together” parçasını seslendirdi. Aynı sene grup içinde anlaşmazlıklar yaşamaya başlayan A-ha üyeleri, plak şirketleri ile de sorunlar yaşamaya başlayınca dağılma kararı aldı. Grubun dağılmasından sonra solo projelere yönelen A-ha üyelerinden Paul Waaktaar-Savoy, Savoy adlı grubu kurarak şu ana dek toplam 5 albümle müzik dünyasındaki konumunu devam etttirdi. Vokalist Mortan Harket, solo olarak 3 albüme imza atarken, klavyeci Magne Fuluholmen birkaç filmin soundtrack’ini hazırladı. 1998 senesinde ‘Nobel Peace Prize’ konserinde biraraya gelerek bir konser gerçekleştiren A-ha, kendilerine olan ilginin hala devam etmekte olduğunu görünce stüdyoya girerek yeni parçaların üzerinde çalışmaya başladı. 2000 senesinde “Minor Earth And Major Sky” adlı 6. albümünü çıkartan grup, bu albümden çıkan single’lar “Summer Moved On” “Minor Earth Major Sky” ve “Velvet” ile beğeni topladı. “Summer Moved On” parçasında toplam 20 saniye boyunca tek bir notada kalarak vokal yeteneğini bir kez daha ispatlayan Harket, aynı sene grubuyla Japonya, Avrupa ve Rusya’da turneye çıktı. 2002 senesinde 7. albümü “Lifelines”ı piyasaya süren A-ha, özellikle İskandinavya ve Orta Avrupa’daki satışlarıyla hala beğeni toplayan bir grup olduğunu gözler önüne serdi. 2003 senesinde “How Can I Sleep With Your Voice In My Head?” adlı konser albümünü piyasaya süren grup, bu albümde eski hit olmuş şarkıların yanısıra yeni parçaların da konser versiyonlarını hayranlarıyla buluşturdu. Aynı sene “The Singles 1984-2004” derleme albümü ile İngiltere listelerinde 13 numara olan A-ha, 2005 senesinde Berlin’de katılıdğı Live 8 konserinde 200,000 kişiye çaldı. 2005 senesinde 8. albümünü çıkartan A-ha, albümün adını “Analogue” olarak belirledi. Albümden çıkan ilk single “Celice” ile Avrupa’nın birçok ülkesinde listelere girmeyi başaran grup, 2006 senesinde John Lennon parçası “#9 Dream”i baştan yorumladı. 2007'de yeni single ve 2008'de yeni bir albüm çıkartmayı planlayan A-ha, 2007'yi “Analogue” albümü kapsamındaki turnelere ve yeni albüm hazırlıklarına ayırdı.</div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #9 (permalink) |
| <div align="center"> Air Okul arkadaşları Nicolas Godin ve Jean-Benoit Dunckel tarafından 1995 senesinde kurulan elektronik müzik grubu Air, 1997 senesinde yayınladıkları “Premiers Symptomes” adlı EP ile müzik dünyasına giriş yaptı. Air’ı oluşturmadan önce ‘Orange’ adlı grupta birlikte çalışan ikili, 1998 senesinde “Moon Safari” adlı ilk albümlerini yayınlayarak ileride birçok gruba öncülük edecek olan ‘chillout’ tarzının en önemli albümlerinden birine imza attı. İngiltere listelerinde 5 numara olan “Moon Safari” ile tüm dünyaya ismini duyurmayı başaran Air, özellikle ‘kitsch’ single “Sexy Boy” ile müzik eleştirmenlerinden olumlu yorumlar kazandı. Sound olarak synth-pop ve akustik gitarların karışımı olarak nitelendirilen albümden ayrıca “Kelly Watch The Stars” ve “All I Need” single’ları yayınlandı. 1999 senesinde vizyona giren Sofia Coppola filmi “The Virgin Suicides”ın müziklerini hazırlayan Air, 2000 senesinde yayınladıkları “The Virgin Suicides” albümüyle filmin müziklerine yer verdi. Oldukça hüzünlü bir atmosfere sahip olan albüm, özellikle “Playground Love” parçasıyla birçok müzikseverden beğeni kazandı. 2001 senesine gelindiğinde “10,000 Hz Legend” adlı 3. stüdyo albümünü hayranlarına sunan Air, bu albümle çoğu sevenini hayal kırıklığına uğrattı. Bu albümle, bir önceki albümlere göre daha çok elektronik altyapıya önem veren ikili, albümde ayrıca Beck ve Buffola Daughter’ı konuk müzisyen olarak bulundurdu. 2002 senesinde “Everybody Hertz” adlı remix albümüyle “10,000 Hz Legend” albümünde bulunan parçaların mix versiyonlarına yer veren Air, 2004 senesinde “Talkie Walkie” adlı albümü yayınlayarak yeniden sevenlerinin beğenisi topladı. Albümden yayınlanan ilk single “Cherry Blossom Girl”e çekilen video kliple sıkça televizyon ekranlarında gözükmeye başlayan Air, albümün özel baskısında ise hayranlarına grubun konserlerinden ve sahne arkası görüntülerinden oluşan DVD’yi ulaştırdı. Albümden ayrıca “Surfing On A Rocket” ve “Alpha Beta Gaga” single olarak yayınlanırken, albüm İngiltere listelerinde 2 numara yer aldı. 2006 senesinin sonunda Azuli Records’ın yayınladığı “Late Night Tales” serisine katılan ve bir albüme imza atan Air, bu albüm sonrasında yeni stüdyo albümünün kayıtlarına başladı. 5 Mart 2007 tarihinde Nigel Goldrich prodüktörülüğünde “Pocket Symphony” adlı 5. stüdyo albümünü piyasaya süren Air, albümüne Pulp grubunun vokalisti Jarvis Cocker’ı ve Divine Comedy grubunun vokalisti Neil Hammond’ı konuk müzisyen olarak bulundurdu. Albümde japon kültürüne ait müzik enstrümanlarını kullanan ikili, albümden ilk single’ı “Once Upon A Time” adlı parçasına seçti. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Akira The Don Galli rap sanatçısı Adam Narkiewicz yani Akira The Don, ilk olarak müzik yaşantısına ‘Crack Village’ adlı grupta ‘Adam Alphabet’ ismiyle başladı. Uzun sarı saçları ve Salvador Dali tarzı bıyığıyla birçok rap sanatçısından farklı bir imaj çizen Akira The Don, komediye dayanan müzik tarzını, ilişkiler ve politika gibi ciddi konulara değinerek farklı bir stille yansıtıyor. Ice Cube, Billy Bragg, Chris de Burgh, Morrissey ve Wu Tang Clan gibi sanatçıları kendisine örnek alan Akira The Don, ilk albümü “When We Were Young”ı 2006 senesinde piyasaya sürdü. Albümün prodüktörlüğünde Danny Saber, James Brown ve Emile ile çalışan sanatçı, albümüyle birçok müzik eleştirmeninden beğeni topladı. “When We Were Young” albümünü ilk başta Interscope Records etiketiyle yayınlamaya hazırlanan Akira The Don, şirketin albümü fazla politik bulmasından dolayı bu şirketle olan ilişkisini bitirdi. Something In Construction adlı bağımsız plak şirketinden piyasaya sürülen albümden ilk single “Hypocrite” parçasına seçilirken, single 5 Mart 2007 tarihinde yayınlandı. Sanatçı aynı zamanda kendi internet sitesinden 2004 senesinden beri kendi hazırladığı mix kayıtlarını seri halinde yayınlamaya devam ediyor.</div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
| | #10 (permalink) |
| <div align="center">Akon <center></center> Babası caz perküsyoncusu Mor Thiam olan Senegal doğumlu Aliaune Thiam, çocukluk yıllarını Senegal’de geçirdikten sonra ailesiyle birlikte New Jersey’e yerleşti. İlk defa hip hop müzikle ve suçla burada tanışan Akon, birkaç kez hapse girdi. Müzikal çalışmalarına evindeki stüdyosunda devam eden Akon, burada yaptığı kayıtlarla “Trouble” LP’sini çıkarttı. Değişik rap tekniğiyle SRC/Universal Records’un dikkatini çekmeyi başaran Akon, ilk albümünü 2004 yılında yayınladı. 2004 yılında çıkan ilk albüm “Trouble”dan çıkan single “Locked Up” Amerika listelerinde 10 numara olurken, İngiltere listelerinde de 5 numara olmayı başardı. Bir diğer single “Ghetto”, “Notorious B.I.G.” ve “2Pac” gibi sanatçılarca mixlenerek radyolarda hit olurken, 2005 yılında çıkan “Lonely” single’ı İngiltere, Avusturalya ve Almanya’da da 1 numara oldu. 2005 yılının Nisan ayında “Trouble” albümü de İngiltere listelerinde 1 numara oldu ve Akon kendi şirketi “Konvict Records”u açtı. 2006 Kasım ayında 2. albümü “Konvicted”ı yayınlayan Akon, albümden ilk single’ı Eminem ile ortak çalışması “Smack That” oldu. Amerika listelerinde 4 numara olan “Smack That” şu ana kadar 67,000 satmış durumda bulunuyor. “Smack That”e klip de çeken Akon, şu sıralar Gwen Stefani ve Young Buck gibi sanatçıların çıkacak albümlerine prodüktörlük yapıyor. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Alanis Morissette 1974 yılında dünyaya gelen Alanis Morissette, müziğe ilk adımını 9 yaşında attı ve ilk şarkısını yazdı. Katıldığı televizyon programından biriktirdiği paralarla ilk single’ı “Fate Stay With Me”yi yayınladı. New York’ta düzenlenen Star Search yarışmasına Alanis Nadine ismiyle katıldı ancak ilk elemelerden sonra ortalıktan kayboldu. Bu sıralarda Morissette, profesyonel istekleri ve hırsı yüzünden anoreksiya’ya yakalandı. Kayıt için stüdyoya gittiğinde yetkililerden “Eğer bu kilolarla devam edersen başarılı olamazsın,” tepkisi aldı ve aylarca tost, havuç ve kahveyle beslendi. 1991 yılında ilk albümü Alanis’i çıkardı. Dance-pop türündeki bu albüm sadece Kanada’da piyasaya sürüldü ve hızlı satışıyla double-platinum özelliğinin de sahibi oldu. Albümün ilk single’ı “Too Hot” Kanada listelerinde ilk 5’te yerini aldı. 1992 yılında Kanada Müzik Ödülleri Juno Awards’da 3 dalda aday gösterildi: Yılın Single’ı, En İyi Dans Albümü ve En Umut Verici Bayan Şarkıcı. Aynı yıl içerisinde ikinci albümü “Now It’s The Time”ı çıkardı. Bu albüm ilk albümünün yarısı kadar bile satmadı ve plak şirketiyle yaptığı iki albümlük anlaşma da böylece sona erdi. 1993 yılında Los Angeles’a taşındı ve hayatında ilk defa yalnız yaşamaya başladı. Burada birçok şarkıcı/besteciyle tanıştı ancak hiçbir görüşmesi olumlu sonuç vermedi. Birlikte çalışabileceği birisini arama uğruna çalışabildiği kadar çok müzisyenle çalıştı ve sonunda söz yazarı/yapımcı Glen Ballard’la yolları kesişti. Tanıştıklarının ilk yarım saati içinde kendilerini Ballard’ın stüdyosunda buldular ve farklı soundlarını harmanlayarak ilk şarkıları “The Bottom Line”ı ortaya çıkardılar. Morissette’in dönüm noktası olarak kabul edilen “Perfect”, Ballard’ın çaldığı gitar üstüne Morissette’in söylediği doğaçlama sözlerle 20 dakika içinde ortaya çıktı ve kaydedildi. Morissette’e göre; deyim yerindeyse, Ballard, Morissette’in hislerine tercüman olan ve onu cesaretlendiren ilk insandı. 1995 yılında, henüz 21 yaşındayken, 3. albümü “Jagged Little Pill” piyasaya sürüldü. Albüm ilk zamanlar fazla ses getirmese de, bir radyo dj’i tarafından durmaksızın programında çaldığı “You Oughta Know” sayesinde işler hızla değişmeye başladı. Ardından “Hand In My Pocket” ve 3. single “Ironic” de bu albümü 1 yıl boyunca listelerde üst sıralarda tutmaya yetti. Amerika’da 16 milyon, dünya çapında da 30 milyon satarak “Jagged Little Pill” önemli bir başarıya imza atmış oldu. Albüm 6 dalda Grammy Ödülleri’ne aday gösterilirken 1996 yılındaki Grammy’de “En İyi Rock Bayan Vokal”, “En İyi Rock Şarkı ve Rock Albüm” ve “En İyi Albüm” ödüllerinin sahibi oldu. “Jagged Little Pill” kapsamında küçük klüplerde başlayan turnesi, büyük konser alanlarında son buldu ve bu turnesinden kaydedilen görüntülerle canlı performans DVD’si çıktı. 1998 yılında “City of Angels” soundtrack’inden bildiğimiz “Uninvited”, hiçbir zaman resmi olarak yayınlanmasa da radyolarda çaldı. Aynı yıl içinde 4. albümü “Supposed Former Infatuation Junkie”yi çıkardı. Satışlar fena sayılmasa da, plak şirketi 1 milyon satabileceğini düşünürken, albüm sadece bu rakamın yarısı kadar sattı. Buna rağmen ilk hafta satışları birçok albümün ilk hafta satış rekorunu kırarak 470.000 sattı ve Top 200’de ilk sıraya oturdu. Albüm, dünya çapında 8 milyon satarak, “Jagged Little Pill” başarısını mumla aratsa da, yorumlar hep olumluydu. 1999 yılında Grammy Ödülleri’nde “Uninvited”la En İyi Rock Şarkı ve En İyi Bayan Rock Vokal ödülünü aldı. Albümün ilk single’ı “Thank U”, Grammy’de En İyi Pop Bayan Vokal’e aday olurken, şarkıya çekilen, Morissette’in çıplak görüntülerini içeren, klip de tartışmaları beraberinde getirdi. Yine 1999 yılında MTV Unplugged albümü çıktı. O dönemler kendini televizyona veren Morissette, Kevin Smith’in yönetmenliğini yaptığı “Dogma” filminde Tanrı rolünde, HBO dizileri “Sex and the City” ve “Curb Your Enthusiasm”de ve “The Vagina Monologues” oyununda karşımıza çıktı. 4 senelik yokluğunun ardından 2002 yılında 5. albümü “Under Rug Swept”le karşımıza çıkan Morissette, ilk defa bir albümünün tüm sözlerinde kendi imzası vardı. Ayrıca albümünün yapımcılığını da üstlendi. İlk single’ı “Hands Clean”di ve ilk hafta 215.000 satarak Top 200’de ilk sıraya yükseldi. Aralık 2002’de CD/DVD paketi “Feast On Scraps”la karşımıza çıkan Morissette, canlı konser kayıtlarını ve “Under Rug Swept” de yayınlanmamış 8 şarkıyı dinleyicisiyle buluşturdu. Bu DVD’yle Kanada Müzik Ödülleri’I Juno Music’te Yılın DVD’si dalında aday gösterildi. Mayıs 2004’te 6. albümü “So-Called Chaos” müzik maketlerde dinleyiciyle buluştu. İlk haftasında 115.000 satarak Top 200’de 5. sıraya oturdu. 13 Haziran 2005’te “Jagged Little Pill Acoustic” albümünü yayınladı. Adından da anlaşılacağı üzere albüm, “Jagged Little Pill” albümündeki şarkıların akustik versiyonlarından oluşmaktaydı. Yine 2005’te yayınladığı “The Collection” albümünde, Seal’ın “Crazy” şarkısını yorumladı ve şarkı Top 40’ta 9. sırada yer aldı. Aralık 2005’te “The Collection” sınırlı sayıda tekrar piyasaya sürüldü ve bu sefer albümle beraber bir DVD’de verildi. 2007’de çıkması düşünülen Alanis Morissette albümü hayranlarını heyecanla bekletirken, önümüzdeki sezon “Lovespring International” ve “Nip/Tuck”ta oyunculuğunu izleyip hasret gidermek mümkün.</div>
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |