
Mustafa Kemal Atatürk icinde Atatürk Şiirleri konusu , Bizsiz Gidiyor / (Faruk Nafiz ÇAMLIBEL) BİZSİZ GİDİYOR Fecre benzettiği bayrakla kefenlenmiş Ata, Çıktı bir kor gibi mermer kapısından sarayın. Gönlümüz, bayrağı öğrendiği günden beri ta Duymamıştır bu kadar hüznünü ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #21 (permalink) |
| Bizsiz Gidiyor / (Faruk Nafiz ÇAMLIBEL) BİZSİZ GİDİYOR Fecre benzettiği bayrakla kefenlenmiş Ata, Çıktı bir kor gibi mermer kapısından sarayın. Gönlümüz, bayrağı öğrendiği günden beri ta Duymamıştır bu kadar hüznünü yıldızla ayın! Gidiyor, gizleyerek sır gibi bizden sesini, Çıkıyor, ilk olarak bir yola Başbuğ bizsiz. Biz, ki dünyada, bırakmazdık onun gölgesini, Bu ne hicranlı seferdir ki beraber değiliz. Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil, Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun. Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil, Göreceksin, duruyor kalbimiz üstünde putun! Sen ki Gayya'ya düşen on yedi milyon Türk'ün Dehşetinden sararırken yüzü yaprak yaprak, Onu bir hızla çevirmiştin ölümden daha dün: Tunç elin, yalçın iradenle kolundan tutarak. Ve bugün on yedi milyon geliyor bir yere de, Ebedî yolculuğundan seni döndürmek için -Onu yoktan var eden sendeki derman nerede? Gücü ancak yetiyor kabrine yüz sürmek için
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #22 (permalink) |
| Bu Kadar Yazabildim / (Sami N. ÖZERDİM) BU KADAR YAZABİLDİM Bir cihan yıkıldı, bir güneş söndü; Tanrılar ağlasın, kullar ağlasın. Dünya yıldızsız bir geceye döndü; Yakınlar ağlasın, eller ağlasın. Cihana öyle bir fert gelmemişti; O geldi cihanın seyri değişti, O gitti, Allah'ım, o ne gidişti, Adıyla can bulan diller ağlasın. Onsuz bu cihanı, göremez gözler; Boşuna gelmesin baharlar, güzler; Onun benzerini getiremezler: Asırlar devirler, yıllar ağlasın. Mateme çevrilsin bütün duygular; Ağlamak haline dönsün arzular; Gözyaşı halinde çağlasın sular; Onsuz yeşermeyen dallar ağlasın. Sanki her taraf boş, her taraf ıssız; Sanki bütün varlık kaldı yapyalnız; Tabiat yaşar mı böyle ışıksız; Onsuz kızarmayan güller ağlasın. Varlık dolmuş onun gür sevgisiyle, Sanki can vermişti eşyaya bile. En büyük acıyla gelerek dile Ona hasret kalan yollar ağlasın. Neşeden kalmamış bir yerde eser, Tabiat sanki bu matemle inler; Birer mavi göze çevrilip yer yer Denizler ağlasın, göller ağlasın. Ay ışıksız kalsın yıldızlar sönsün; Rüzgâr hıçkırarak dursun, dövünsün Çağlayanlar sussun, yasla düşünsün, Irmaklar ağlasın, seller ağlasın. Başını taşlara vursun Sakarya; Gediz, Kızılırmak yansın Ata'ya; Bu acıyla yalnız bu sular mı ya Volga'lar, Tuna'lar Nil'ler ağlasın Gökler güneşiyle, dağlar karıyle; Denizler köpürdü dalgarıyle Yurdumun yemyeşil ovalarıyle Birlikte, stepler, çöller ağlasın. Şimdi yaşlı gözler bir pınar gibi, Yaslı gönüllere dünya dar gibi Güneşi kapayan bulutlar gibi Resmini örten o tüller ağlasın. Sade sema değil, dağ, deniz değil Karalar bağlayan ülkemiz değil Bu en büyük kayba sade biz değil. Bütün âlem, bütün iller ağlasın.
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #23 (permalink) |
| Büyük Arzu / (Arif Hikmet PAR) BÜYÜK ARZU Ağustos gecesinde mavi ışıklar iniyor tepelerden, Lâcivert bir yelpaze gibi açılmış gökyüzü. Gazi, çadırdan çıktı, arkasında paşalar, Meşin kırbacı dizlerine vuruyor. Şöyle bir yukarı kaldırdı başını: Bayrağa gönül vermiş gibi yıldızlar... Sonra heyecanla İsmet Paşa'ya soruyor: - Erat hazır mı İsmet ? - Her şey tekmil, Paşam! O bir ayna gibi bilirdi içimizi, Gözlerinde yarınki şafaklardan izler. Karanlıkta baktı, parıldıyor süngüler... - Merhaba asker! dedi, Saflar önünden geçti; Mehmetler "Yaşa, yaşa!" diyordu. O altın saçlarını vermiş geceye Şimdi her şeyi unutmuş, Yalnız büyük bir aşkla Afyon sırtlarına doğru Haşmetle kartallar gibi süzülmek istiyordu. Bir alev çağlayanı halinde Akdeniz'e dökülmek istiyordu.
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #24 (permalink) |
| Büyük Misafir / (Fazıl Hüsnü DAĞLARCA) BÜYÜK MİSAFİR Bir sevinç incilemiş gözleri yaşlar yerine, İzi üstünde gül açmış kapanan her yaranın. Bir bahar yağmuru halinde derinden derine Çağlıyor her yanı alkışla yeşil Marmara'nın. Bu misafirdir, inan memleketin neyse varı, Böyle bir yüz mü görür bir daha fâni ömrün? Gelin ay Bahr-i Muhit'in köpüren dalgaları, Kırk asırlık yolu bir hızda alan Türk'ü görün
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #25 (permalink) |
| Çankaya / (Faruk Nafiz ÇAMLIBEL) ÇANKAYA Ey neftî gölgesinden uzanıp birkaç dalın Şeref rüyalarına dalan yeşil Çankaya! Nasıl kanatlarını sakladın o kartalın, Nasıl yettin yıllarca onu barındırmaya? O ki sarsıntısından taçlar düşerdi taçlar, Nasıl saydın korkmadan göğsünün çarpışını? Nasıl ateş almadı onu görmüş ağaçlar, İçinde yanan güneş yakmadı mı dışını? Arzı oynatmak için yeterken her adımı Yanardağlar bulurken kül olmuş her yığın dağ, O seni yıkmadı mı, o seni yıkmadı mı? O eşsiz kahraman ki dünya ağırlığında: On milyon bel iki kat olmuşken eğilmeden Onda on beş milyonun boynu birden uzaldı, Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden Taptığımız ne varsa hepsi ondan şeklaldı. Şeref rüyalarına dalan yeşil Çankaya, Gölgesi baş döndüren bu sırrı anlat bize: Nasıl yettin yıllarca onu barındırmaya, Seni böyle ebedî kılan hangi mucize?
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #26 (permalink) |
| Dağ Başını Duman Almış / (Bekir Sıtkı ERDOĞAN) DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ "Dağ başını duman almış Gümüş dere durmaz akar..." Türkeli'ne kâfir dolmuş Dadaş ağlar, uşak ağlar, er ağlar! Efkâr efkâr üstüne basmış da Mustafa'yı, Küsüvermiş ne varsa düşmanına, dostuna Sürüvermiş takayı bir kâbus diyarından... Ayrılık bir şey değil çekilir dostum, amma Vatan mahzun bir yandan... Samsun'un kıyıları dalgalarla hareli, Çayır, çimen başağı, yeşilinden yaralı Düşmanın allar giyer, Anadolu'm karalı! Gel gidelim Mustafa'm Erzurum illerine; Toz olalım Mustafa'm bu vatan yollarına! "Güneş ufukta şimdi doğar, Yürüyelim arkadaşlar..." Yürüyelim uşaklar, yürüyelim dadaşlar; Bugün 19 Mayıs Bir tarih burada biter, bir tarih burda başlar! Niye deniz dalgalı? Niye dağlar gölgeli? Niçin öksüz çiçekler? Deniz mahzun, dağlar mahzun, gök mahzun; Düşman gelmiş, vaktimiz yok, yol uzun... Gel koşalım Mustafa'm Sivas sokaklarına; Karışalım Mustafa'm vatan topraklarına!... "Ankara, Ankara! Güzel Ankara! Seni görmek ister her bahtı kara!" Fakat öyle müthiş ki içimizdeki yara; Sarmadıkça yurdumu al renkli bayraklara Yatmam bu topraklara, yatmam bu topraklara... Telefon direkleri Hayırlı haber taşır; Aydın'daki efeler Silâhlarla oynaşır... Ve İstanbul gökleri Gözü nemli dolaşır... Dur bakalım Mustafa'm şu dünyanın haline Düşmeyelim Mustafa'm cümle âlem diline... "Şu İzmir'den aman efem, ayva gelir, nar gelir..." Dökmezsen iki günde şu Yunanı denize, Ar gelir be Mustafa'm, ölüm sana ar gelir... Bizim gibi göklerde ay-yıldız indirene, Ellerin emelini bir anda söndürene Kılıcın kabzasında hıncını dindirene, Zor gelir be Mustafa'm, esaret çok zor gelir... Bu dipçik, bu da namlu; Bu Sakarya, bu Dumlu... Gel uçalım Mustafa'm hedefimiz Akdeniz; Asil doğduk Mustafa'm biz hürriyet isteriz!.. "İzmir'in dağlarından çiçekler açar..." Bugün 19 Mayıs: Bir tarih burda biter, bir tarih burda başlar! Bahar sabahında biz: Dağlardaki çiçekler, Uçuşan kelebekler; İhtiyarlar ve dinçler, Bel bağladığın gençler Yoluna andiçeriz! "Sesimizi yer, gök, su dinlesin, İnlesin be Mustafa'm arş-ı âlâ inlesin!..."
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #27 (permalink) |
| Dağ Başını Duman Almış / (Muzaffer ENDER) DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ Bir sisli kasım sabahıdır bu; Düştüler yollara Kırklar Yediler... Dağ başını duman almış kardeşim, Gün doğmayacakmış, dediler. Baktım ki bütün gökyüzü baştan başa tenha, Bir kapkara matem sarıyor memleketi, Her sineyi bir kapkara yas dolduruyor, Ev ev bacalardan taşıyordu. Bir sisli kasım sabahı baktım, Baştan başa öksüz koca bir yurt, Taş taş döğünüp ağlaşıyordu. Nereden çıktı bu ferman nereden? Dağ başını duman almış kardeşim, Ansızın bir karayel esti meğer pencereden, Karıştı tarihin sayfaları... Toz duman içinde Anafartalar! Samsun, Erzurum, Sivas, Baş döndürücü bir hız geçiyor memleketi, Nefesler tıkanıyor, adımlar şaşıyordu. Büyüdü ellerim, ayaklarım, kafam! Sakarya boylarında bir yanık türkü, Akdeniz'i gösteriyor Mustafa'm! Kağnılar mermi değil, iman taşıyordu. "Dağ başını duman almış" kardeşim, "Gümüşdere durmaz akar" Bir dert ki kemirir içimiz kasım sabahları, Bir dert ki yakar! Yeni bir bayrama girmişti vatan, Her taraf mutlu ve hür, Tuttu baştan başa Türk yurdunu bir resmi geçit, Yürüyor koskoca millet, Yürüyor başta Atam, Devrim devrim geçiyor memleketi, Tepelerden gece gündüz aşıyordu. Med miydi, cezir miydi bilinmez, Bir seyrediyor şöyle uzaktan uzağa, Bir yaklaşıyordu. "Rabbim yeni bir mucize versin, diye Türk'ü Gönderdi bu dünyaya muhakkak Atatürk'ü." Böyle söylerdi kesik kollu dedem. Gördüler de analar babalar o kara günleri, "Allah gönderdi Gazi'yi, Allah yüzümüze bakmış." Dediler. Ama bir gün Bir sisli kasım sabahı Dağ başını duman almış, kardeşim; Gün doğmayacakmış, dediler! Baktım ki bütün gökyüzü baştan başa tenha Bir kapkara matem sarıyor memleketi, Her sineyi bir kapkara yas dolduruyor, Ev ev bacalardan taşıyordu. .............................................. Bir sisli kasım sabahı baktım Hâlâ vuruyor nabızlarımızda Hâlâ yaşıyordu. Lâkin kesilip dinmedi ruhumda o sancı, Hâlâ o yetim bakışlarımda Donmuş bir avuç hâtıra kalmış! Dağ başını duman almış kardeşim, Dağ başını duman almış!
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #28 (permalink) |
| Dahi-i Teceddüd'e / (Abdülhak Hamid TARHAN) DAHİ-İ TECEDDÜD'E Büyük gazâ, büyük zafer bu inkılâp! Büyük gazâ tagallübe... Büyük zafer taassub u teseyyübe Gazâ-yı Mustafa Kemal Evet, cehalete ilmin bu bir büyük zaferi. Cihan - şümül olacaktır onun bu şaheseri! Yarın bu seyre denir kahramanların seferi... Kuvâ-yı Mustafa Kemal Dehâ-yı Mustafa Kemal!
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #29 (permalink) |
| Dolmabahçe / (Edip AYEL) DOLMABAHÇE Sönmüş her ışık kubbenin altında kederden, Gülmez o hayal ufka bakıp pencerelerden. Hiçbir cama vurmaz, o kızıl dalgalı saçlar, Yaprakları düşmüş düşünür yorgun ağaçlar. Yollarda çakıllar bile sızlar adım atsan Kuşlar konacak avcuna halsiz... el uzatsan! Küsmüş gibi her şey elimizden güne, fecre, Bir zindana benzer güneşin battığı hücre. Sahil boyunun dar kapısından girecek çok, Mermer sarayın ön kapısından çıkan er yok. Bilmiş gibi içlerdeki ye'sin nedir aslı, Rıhtımdaki ıslak kara taşlar bile yaslı. Öksüz mü saray, hasta mı yol, içli mi bahçe? Matem mi sunar gökte bulut, daldaki serçe? Ay yıldızı aldık da senin üstüne sardık, Ey dertli saray! Kâbe mi oldun bize artık? Dehlizlere girsek ve bağırsak: Ata! Gazi! Bir ses gelecektir bize eyvah: O da mazi!
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
| | #30 (permalink) |
| Gazi Destanı / (Aşık HASAN) GAZİ DESTANI Gücüm yetse keşke yazsam bir destan Okunsa istekle nihayete dek Başımızda her gün o Başkumandan Methini söylerim kıyamete dek Onunçün açılır sümbül menekşe Cihanda adını söyler her köşe Nüfuzu yürüdü dağ ile taşa Methini söylerim kıyamete dek On yılda yüzlerce yılı aştırdı Şanlı geçmişleri deşti deştirdi Okuyup yazmayı kolaylaştırdı Methini söylerim kıyamete dek Varsın geçsin benim yaşım yetmişi Son on yılda gördüm en büyük işi İster er meydanı böyle er kişi Methini söylerim kıyamete dek Geçit tünel oldu her çetin kaya Şimdi tirendeyiz yürürdük yaya Dünya imreniyor Gazi Paşa'ya Methini söylerim kıyamete dek Sohbetinin doyum olmaz tadına Odur haklarını veren kadına Aşık Hasan derler benim adıma Methini söylerim kıyamete dek Arık toprağa yaslanı yaslanı Sığır güderken yazdım ben bu destanı Nasıl methedeyim böyle aslanı Methini söylerim kıyamete dek
__________________ Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm... Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır... Saygıyla... Closed Admin (: Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır... ![]() | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| siirleri, ataturk |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Şairlerin Resimli Şiirleri | Mè£odî | Resimli Şiirler | 25 | 05-11-2007 14:11 |
| Can Yücel Hayatı ve Şiirleri | şiyar | Tarihteki Yazarlar Ve Şairler | 4 | 01-09-2007 14:07 |
| Ecevit Şiirleri | SHADOWS | Elektronik Kitap ve E book | 0 | 08-06-2007 18:38 |
| Ayrılık Şiirleri | Cesur_Yürek | Şiirler | 48 | 11-04-2007 18:18 |
| Attila İlhan Şiirleri | Cesur_Yürek | Şiirler | 27 | 13-10-2006 14:17 |