Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Mustafa Kemal ve Yürüyen Köşk

Mustafa Kemal Atatürk icinde Mustafa Kemal ve Yürüyen Köşk konusu , Köşküm var deryaya karşı Durmaz akar gözüm yaşı Sevdadır her işin başı Var gönül, var git seyreyle Aman gel bana söyle Her yıl olduğu gibi bu yıl da, tatil dönüşünde ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Kültür & Sanat > Mustafa Kemal Atatürk

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-12-2007, 13:31   #1 (permalink)
Standart

Köşküm var deryaya karşı
Durmaz akar gözüm yaşı
Sevdadır her işin başı
Var gönül, var git seyreyle
Aman gel bana söyle


Her yıl olduğu gibi bu yıl da, tatil dönüşünde yolumun üzerinde olan Selçuk İlçesindeki Müze, Kale, Efes Kalıntıları, Meryem Ana Tapınağı uğrak yerlerim arasındaydı. Cırcır böceklerinin seslerinin kuş sesleri ile karıştığı, çam ve kestane ağaçlarının zenginliğinin sergilendiği ormanda, RAVEL’in Bolero’sunu dinlerken “yaşam bu” diyordum keyifle. Ormanlar muhteşemdi, tepeden görülen ova yemyeşildi. Her zaman olduğu gibi, Tanrı nimeti olan bu kutsal güzellikleri korumanın ibadet olduğunu düşünürken, her yıl içimizi acıtan orman yangınlarını da unutmuyordum. İstanbul’a döndüğüm gün, imgelerimin kutsal bahçeleri olan Meryem ana Tapınağının çevresindeki ormanın acımasızca yakıldığını öğreniyordum. Kahroldum, çevremdekilere aldırmadan, gözlerimdeki yaşları silme gereğini duymadan lanetliyordum yapanları. Dudaklarımdan ender olarak dökülen; “elleriniz kırılsın, yok olun, hiç mi acımadınız size yaşam veren ormanlara, kutsal doğaya” sözleri, göz yaşıma karışıyor, içimi yakıyordu...

Anadolu insanının; “çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?” öz deyişini ve bu öz deyişe kendi yaşam ilkemi ekleyerek kullanmayı severim. “Hem çok gezip hem de çok okuyan çok şey bilir.” sözlerini kendi yaşamımla özdeşleştiririm. Topluma hizmet vermek için gezerken, gezdiğim yerlerle ilgili yapıtları okumayı, bilgilenmeyi, öğrendiklerimi kalemim ve çizgili defterimle paylaşmayı severim.

Orman yangınları ile perişan olduğum günlerden bir gün, Yalova’da adeta bir mucize gerçekleşti. Yürüyen Köşk mucizesi… Evet bir mucize. Çıngıraklarla, rengarenk şeritlerle süslenmiş, görücüye çıkan kız örneği iki atın çektiği fayton ile bir bilinmeyene doğru giden ağaçlı yolun iki yanında insanlar piknik yapıyor, kirli temiz, dalgalı- köpüklü demeden denize giriyorlardı. Kıvrımlı yolun bitiminde, Atamızın siyah – beyaz fotoğrafları panolar halinde bizi selamlıyordu. Fotoğrafların üzerindeki tarih; Temmuz- Ağustos 1930’u gösteriyordu. Faytondan inilen yerde, deniz kenarında beyaz boyalı iki katlı tahta bir bina ve yanında bir kolu denize doğru uzanmış, kalın gövdesi ile toprağa sımsıkı sarılmış bir ağaç ilk bakışta göze çarpıyordu…

Heyecanla binaya ve yanındaki ağaca doğru yürüdüm. Binanın açılan kapısından içeri girerken heyecanım daha da arttı. Atamız benim girdiğim bu kapıdan içeri girmiş, benim bastığım bu tahtalara basmış, benim tuttuğum kapı tokmağını tutmuş, benim yürüdüğüm tahta basamaklarda yürüyerek terasa ulaşmıştı. “Şahane gözler Şahane”, “Köşküm var deryaya karşı” şarkılarını Safiye Ayla’nın sesinden taş plaklardan şu eskimeyen eski gramofondan dinlemişti. Her şeyden öte, hala güzelliğini koruyan şu koca çınarın altında oturmuş, antika fincanla kahvesini yudumlarken, dalgaların sesini dinlerken bile ülkesi için, halkın geleceği için planlar yapmış, çevresindekilerle bunları paylaşmıştı… Bunları düşünmek bile içimi aydınlattı. Acaba buraları gezen kaç kişi benim gibi heyecanlanmış, kimliğimizi ve özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz Mustafa Kemal ATATÜRK’e minnet ve şükranlarını sunmuştu…

<div align="center"></div>
Atamız, 19 Ağustos 1929 günü, Termal’e gitmiş, Bursa çevresindeki çiftlikleri ve yerleşim yerlerini gezmiş ve İstanbul’a dönmüştü. 21 Ağustos günü, sabah 9.00'da Ertuğrul yatı ile Dolmabahçe’ den kalkarak Marmara Denizi'nde bir gezinti yapmış ve Yalova İskelesine yaklaşırken, o günün Millet Çiftliği , sonraları, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nün açıklarında, sahildeki çınar ağacını görmüştü. Muhteşem görüntüsüne hayran kaldığı ağacın bulunduğu yerde küçük bir köşk yapılmasını istemişti. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün isteği üzerine yapımına hemen başlanan bina 12 Eylül ‘de tamamlanmıştı. ATATÜRK, 1930 yılı Haziran ayında, köşke gelmişti. Köşkte çalışanlar, Atamızdan çınar ağacının köşkün çatısına değen dalını, çatıya ve duvara zarar vermemesi için kesilmesi ile ilgili izin istemişlerdi. Atamız, çınar ağacının dallarının kesilmesine izin vermemişti. İki katlı binanın, tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını istemişti. İstanbul Belediyesinin ilgilileri, tramvay rayları üzerinde binayı, 4.80 metre ileri almışları. Atamız arada bir izliyordu bu işlemleri. Siyah- Beyaz fotoğraflarda sergilenmişti bütün bu olanlar. 24 Temmuz günü başlanan işlem, 8 Ağustos günü tamamlanmıştı.

Yalova depreminden beş yıl önce Enstitünün çalışanlarına “İşçi sağlığı ve meslek hastalıkları”nı anlatmıştım. Benden bu konuda yardım isteyen müdürün, Susurluk yolunda bir trafik kazasında yaşamını yitirdiğini gazetelerden öğrenmiş ve çok üzülmüştüm. Köşkün denize bakan bahçesinde çayımı yudumlarken o günleri anımsadım buruk bir duygu ile. ama bir anda içim aydınlandı, YÜRÜYEN KÖŞK’ün öyküsünü ekrandan izlerken. Atam yanımdaydı. Onun yanında da o günün ilkeli aydınları vardı. Ülkemdeki yanlışlıkları, yakılan ormanları, duyarsız, umarsız insanlarla ilgili duygularımı paylaşıyordum onunla. Beni dinlerken düşünceli idi. Ama bir o kadar da kararlı. Türk gençliğine inanıyor ve güveniyordu. O gün 25 Ağustos günü bunları orada, o muhteşem olduğu kadar şanslı çınarın altında çayımı yudumlarken imgeliyordum. Yakınımdan geçen geminin bana ulaştırdığı, tuzlu su damlaları ile ıslanan yüzümdeki göz yaşı damlaları denizin derinliklerinde kayboldu…


<div align="center"></div>
Fayton ile dönerken, sohbetimiz sırasında Erzurum'un Hasan Kalesinden olduğunu öğrendiğimiz Fayton sürücüsü Hamdi; “Hocam madem Erzurum’da hekimlik hizmeti verdiniz, size meşhur bir türkümüzü söyleyeyim” diyerek, yanık sesi ile “Erzurum Çarşı Pazar, Sarı gelin” türküsünü söylemeye başladı, elindeki kırbacını keyifle sallayarak… Şarkıya eşlik ederken Atamızın gülümseyen mavi gözleri, yaşamımı bir kez daha değerli ve anlamlı kılıyordu…

Yıldız TÜMERDEM

__________________
<div align="center">Sakın Düşlerimden Düşme!!! Güneşin Doguşunda Özgür Bırakdıgın Sevda Kuşunu Gün Batımında Kuşbazların Heyecanıyla Bekler Gibisin!</div>

Mè£odî isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
kosk, yuruyen, kemal, mustafa


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mustafa Kemal(ler) SHADOWS Fotoğraf Albümü 3 07-01-2008 15:23
Mustafa Kemal'i Sevmek..! O&#39;nun_Sevdalısı Mustafa Kemal Atatürk 5 26-05-2007 20:06
Anılarda Mustafa Kemal masum_kedi Mustafa Kemal Atatürk 1 25-05-2007 13:32
Mustafa Kemal'in Anlatımı ®Volkan Kültür - Sanat - Animasyon Videoları 4 01-12-2006 14:59
Mustafa Kemal'ler Tükenmez! Davy Mustafa Kemal Atatürk 0 08-08-2006 13:25


Türkiye +4. Şuan Saat: 12:57.

Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 24 25 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 79 80 81 82 83 84 85 86 88 89 91 92 93 94 96 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 255 256 259 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 357 358 359 360 361 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 406 407 408 409 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 448 449 455 457 458 459 460 461 462 463 472 478 479 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556