Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Karakterim Jön Olmaya Müsait Değil

Magazin Haberleri icinde Karakterim Jön Olmaya Müsait Değil konusu , Yaprak Dökümü" ve "Kavak Yelleri" dizilerinde rol alan Ege Aydan, jön kavramına sıcak bakmıyor. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik yapan, bugüne kadar 25 resim sergisi açan Aydan, "Ben hayatta öyle bir ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Güncel Haberler > Magazin Haberleri

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-04-2008, 14:48   #1 (permalink)
Arrow Karakterim Jön Olmaya Müsait Değil

Yaprak Dökümü" ve "Kavak Yelleri" dizilerinde rol alan Ege Aydan, jön kavramına sıcak bakmıyor.


Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik yapan, bugüne kadar 25 resim sergisi açan Aydan, "Ben hayatta öyle bir jön olamazdım, çünkü karakterim bu duruma müsait değil. O rollerde kendimi dört duvar arasına sıkışmış gibi hissederdim. Jön olmak bence oyun gücüyle alakalı, poz kesmek, yakışıklılığıyla oynamak ve onu pazarlamakla değil" diyor.

Şu sıralar hem "Yaprak Dökümü" hem de "Kavak Yelleri" dizisinde rol alan, aynı zamanda "Son Ders" filmi gösterimde olan Ege Aydan’ın marifetleri saymakla bitmiyor. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik yapan, bugüne kadar 25 resim sergisi açan, "Bana bir taş verin, istediğinizi yapabilirim" diyen Aydan, her nedense söz jön kavramına gelince geri çekiliyor bir tek! 80’li yılların jön kavramının kendisine uymadığını belirten sanatçı, "Karakterim buna müsait değil" diyerek kestirip atıyor.
Opera sanatçısı bir anne, konservatuvar mezunu bir baba... Sizin oyuncu olmanıza hiç şaşırmamak lazım...
- Ayrıca halam opera sanatçısıydı, dayım da senfonide timpani çalardı... Gerçi ağabeyim Efe sanatı değil sporu seçti, ama bu durumdan ister istemez etkileniliyor.
Genelde operayla ilgilenen bir ailede büyümüşsünüz. Peki, hiç opera sanatçısı olmayı istemediniz mi?
- Ben daha çok tiyatroyu seviyordum. Sanatı bütün olarak değerlendiren bir aileydi benimki... Bir ara balet olmam için konservatuvara da götürdüler. Baleyi seviyordum, çünkü bale bölümünde ilkokul aşkım vardı. Ama İngiliz hocalar kemik yapıma bakıp, bale için uzun boylu olacağımı söylediler. Çok üzüldüm. Ama ilkokul aşkımla hálá görüşürüz ve "Sen benim ilk aşkımsın" diye takılırım ona...
Aynı zamanda resim de yapıyorsunuz. Bu yönünüzü de İstanbulda açtığınız sergi ile öğrendik...
- Evet, küçük yaştan beri resim yapıyorum. Bir sürü ressamdan ders aldım, ailem de bana destek oldu. Bugüne kadar 25 sergi açtım. Sadece bu da değil, ben heykel de yapabiliyorum. Bana bir taş ver, istediğimi yapabilirim yontarak.
Oyunculuğa dönersek; 1974’te "Kaynanalar" dizisi başladı ve siz de kadrodaydınız, değil mi?
- Evet, ama asıl 1986’da çekilen "Yarın Artık Bugündür" dizisiyle ünlendim ben. Necla Nazır’la oynadığımız dizi çok sevilmişti.
O dönemde Devlet Tiyatrosu’nda da görev alıyordunuz sanırım...
- Ben bu işleri Devlet Tiyatrosu’ndaki görevimi aksatmayacak şekilde yapıyordum. Zaten bir tek TRT vardı.
Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik de yaptığınızı biliyoruz. Bu geçiş nasıl oldu?
- 1990’lı yıllarda başladım yönetmenlik yapmaya. Tiyatro sahnesine çıkmadan önce oyuncuların seslerini ısıtması gerekir. Bunu yapmadığım için ses tellerimden iki kez ameliyat oldum. Sonra bir korku aldı beni. "Ya yine sesim kısılır da, oyunu yarım bırakırsam" diye endişelenmeye başladım. O yüzden küçük rolleri kabul eder oldum. Ardından da yönetmenlik ağır bastı, oyunculuk geri planda kaldı.
Yönetmen olup yönlendirmek mi daha keyifli yoksa oyunculuk yapıp yönetmene göre şekillenmek mi?
- Kesinlikle oyuncu olmak daha kolay bir şey... Oyuncu ona verilen dilimi yönetmenin yönlendirdiği şekilde oynuyor, yönetmen ise bütün oyunu üzerine alıyor. Hele oyuncular Türk ise daha da egosantrik bir durum söz konusu! Hepsine değişik yaklaşmak ve motive etmek zorundasın bir kere... Çünkü biz Türkler duygusal insanlarız. Başarılı bir oyun çıkarmak istiyorsanız, oyuncunun oyuna çok iyi motive olmasını sağlamanız gerekir. Hem çok iyi abi, hem çok iyi yönetmen olacaksın yani...
Sizin bu camiaya girdiğiniz yıllarda "yeni jönler aranıyor" deniliyordu. Siz gözden kaçan bir isim mi oldunuz?
- Ben "Aman meşhur oldum. Biraz kendimi göstereyim" gibi bir düşünceye sahip olmadım hiç... Devlet Tiyatroları’ndaki görevime devam ettim ve televizyona ek iş olarak baktım.
Hálá jön denilince Kadir İnanır, Tarık Akan gelir akıllara...
- Ben hayatta öyle bir jön olamazdım, çünkü karakterim bu duruma müsait değil. O rollerde kendimi dört duvar arasına sıkışmış gibi hissederdim. Günümüzde ise daha sahici, daha çağdaş bir jön kavramı var. Mesela "Son Ders" filmindeki Kaan’ı çok başarılı buldum. Ben öyle bir jön olmak isterdim işte... Bu tamamen oyun gücüyle alakalı, poz kesmek, yakışıklılığıyla oynamak ve onu pazarlamakla değil.
Her zaman tiyatroya döndüğünüzü vurguluyorsunuz. Peki, tiyatronun para kazandırmadığını ve tiyatrocuların bu nedenle dizi sektörüne yöneldiğini düşünürsek, sizi bu denli sadık kılan şey neydi?
- Sadece bir diploma... Sonuçta bu devlet beni eğitti ve bana bir diploma verdi. O zaman doğru düzgün bir konservatuvar ve doğru düzgün öğretmenler vardı. Şimdikilere laf söylemek için konuşmuyorum ama akademik eğitim bakımından çok daha iyi bir düzey vardı. İyi oyuncu olmak farklı, iyi öğretmen olmak farklıdır. Bizi öyle eğittiler ki, sahnede biri varsa rahatsız olmasın diye, sahne arkasında yürürken parmak ucumuza basardık. Günümüzde ise kimsenin bir şey umurunda değil. Yeni gelen jenerasyon çılgın olsun, ama iş ahlakı ve disiplini de yüksek olsun istiyorum.
Şu anda rol aldığınız iki dizide de melankolik ve eşini aldatan karakterler oynuyorsunuz.
- Televizyon dünyasında bir resim oluşturuyorsun ve o resim insanların kafasında öylece kalıyor işte... Ben romantik, güven veren, sinsi karakterler için ilk akla gelen isimim artık.
Bu durum sizi rahatsız etmiyor mu?
- Geçen sene "Hacı" dizisinde oynadım. "Kısmetim Otel"de de turisttik eşya satan bir adamı canlandırıyordum. Belki o işler tutmuş olsa, sen bu soruyu sormuyor olacaktın. Üzerimdeki bu etiket ortadan kalkacaktı.
İki dizide de karısını aldatan bir adam var. Peki, canlandırdığınız bu iki karaktere hak verdiğiniz anlar oluyor mu?
- Ben ikisini de tasvip etmiyorum. "Kavak Yelleri"ndeki adamdan nefret ediyorum bir kere... Sen git oğlunun arkadaşının ablasıyla beraber ol! Ben bunu normal hayatımda yapmış olsam, oğlum keser beni. Zaten yapmam, o da ayrı bir durum. "Yaprak Dökümü"ndeki adamsa Leyla’ya olan aşkını göstermek istiyor. Bunun için uyguladığı yöntemler bana göre değil. Ben onun gibi yaklaşmazdım.
Nasıl yaklaşırdınız?
- Dost gibi... Güven verir, güldürürdüm. Ben hayatım boyunca komik bir adamdım. Ama herkes beni aşırı ciddi zanneder.
Gelelim "Son Ders"e... Nasıl gelişti bu proje?
- Hep derler ya senaryo geldiğinde çok heyecanlandım diye, ben gerçekten çok heyecanlanmıştım.
Oyuncuların isteğiyle yapımcı filmi yeniden vizyona sokmuş... Bunun sebebi ne?
- Çünkü bizim filmimizle aynı dönemde "Recep İvedik" de vizyona girdi. Ve insanlar öyle filmleri çok seviyorlar. Bütün filmler komediye döndü bir ara... "Recep İvedik" gibi olsun diye film yapılıyordu. Tabii olacak ama bence bu kadar abartmamak lazım.
Oğlum bana hiç "baba" demedi
n Gerçek hayatta nasıl bir eşsiniz?
- Keyfim yerindeyse mutluluğumu etrafa yaymak isterim. Eşimin de keyiflenmesi benim en büyük keyfim oluyor.
Peki, oğlunuz?
- Hep iki arkadaş gibiydik biz... Babalık çok garip bir duygu. Hálá elimi alnına koyduğum zaman ateşinin kaç olduğunu anlayabiliyorum, hatta küsuratına kadar...
Oğlunuz eski eşinizden değil mi?
- Evet, ama hálá görüşüyoruz. Bunca yılın ardından gayet medeni bir şekilde ayrıldık. O şu anda başka biriyle birlikte ve çok mutlu... Ben de 10 yıldır ikinci eşimle beraberim. Oğlum bana hiç "baba" demedi. Bu benim kurduğum samimi ilişkiden mi kaynaklanıyor, yoksa adımın arkasına ağabey, amca uygun olmuyor ondan mı, bilemem.
__________________
KENDİNİZİ

PAHALI

ZANNETMEYİN

HEPİNİZİN

İNDİRİMLİ

GÜNLERİNİ

BİLİYORUM...
des_tina_m isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
karakterim, jon, olmaya, musait, degil


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 11:43.

Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 24 25 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 79 80 81 82 83 84 85 86 88 89 91 92 93 94 96 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 255 256 259 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 357 358 359 360 361 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 406 407 408 409 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 448 449 455 457 458 459 460 461 462 463 472 478 479 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556