
Magazin Haberleri icinde Bir Masalın İçinde Yaşıyorum konusu , "Troya"yı izleyenler, Aşil karakterini canlandıran sarışın, yakışıklı adamı da konuşuyor. Mustafa Erdoğan’ın yeni prodüksiyonu "Troya"yı izleyenler, dansların görkemi kadar, Aşil karakterini canlandıran sarışın, yakışıklı adamı da konuşuyor. Brad Pitt’in tahtına ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| "Troya"yı izleyenler, Aşil karakterini canlandıran sarışın, yakışıklı adamı da konuşuyor. Mustafa Erdoğan’ın yeni prodüksiyonu "Troya"yı izleyenler, dansların görkemi kadar, Aşil karakterini canlandıran sarışın, yakışıklı adamı da konuşuyor. Brad Pitt’in tahtına aday gösterilen Perit Yançatoral, Tempo dergisine verdiği röportajda "Sahneye çıktığımda siz belki bir performans olarak izliyorsunuz, ama ben masalın içindeki bir kahraman olarak görüyorum kendimi" dedi. Perit Yançatoral, profesyonel olarak dans etmeye "Anadolu Ateşi"yle başlamış. Kafkas kökenli, Çerkez... Dansçı olma kararı tamamen kendisine ait. Ancak ailesi de arkasında, en büyük destekçisi. Lise çağında kararını veriyor: Dansçı olacak... Bir gün karşısına "Anadolu Ateşi" gibi büyük bir fırsat çıkıyor. O da bunu değerlendiriyor. Üniversite sınavları gelip çattığında, kazandığı bölüm gazetecilik. Üç yıl okuyor. Sonra dansla ilgili eğitim almaya karar veriyor ve halen okuduğu Mimar Sinan Üniversitesi Modern Dans Bölümü’ne geçiş yapıyor. Onun hayatı tamamen dans... Özellikle bugünlerde yeni bir projeyi hayata geçirmenin heyecanıyla işe daha da sarılmış. Hayatı sahnede geçiyor. "Troya"nın yanı sıra sürekli "Anadolu Ateşi" turneleri için yurtdışına gidiyor. Beş yıllık sevgilisi de dansçı... Birbirlerini anlıyor olmanın keyfini sürdüklerini söylüyor. "Troya"dan bahsedenler artık sözü ona da getiriyor. "Türkiye’nin Brad Pitt’i" benzetmesinden gurur duyuyor. "Amacımız birileriyle karşılaştırılmak değil ama yaptığım işle dikkat çekmek, herkes gibi benim de hoşuma gidiyor. ’Anadolu Ateşi’nin bir kültürü vardır. Bizler bu kültürle yetiştirilen dansçılarız. O yüzden birilerinin öne çıkmasının önemi yok. Genelde yaptığımız işin öne çıkmasını isteriz" diyor. Sevgilimin sevgilisiyim Yapmak istediği tek şey, dansıyla anılmak... "Özel hayatımla anılmak istemem" diyor. Yine de soruyoruz: "Genç kızların sevgilisi olursan, olay biraz değişir mi, hani popülerlik başka bir yol?" Cevabı "Kesinlikle hayır!" oluyor. Arkasından ekliyor: "Zaten benim bir sevgilim var. Sevgilimin sevgilisiyim." Yaptığı işin görsel olduğunu kabul ediyor. Kendilerini insanların beğenisine sunduklarına göre, bu sevgiyi önemsiyor. "Ancak bu, profesyonel bir iş. İnsanların bizi sahne dışında değil, sahne üzerinde beğenmeleri çok önemli" diyor. Ritimden kaçılmaz Beslenmesine, gece uykularına çok dikkat ediyor. Vücudunu yıpratacak şeylerden uzak duruyor. Sigara içmiyor, alkol kullanmıyor. Dinlenmeye özen gösteriyor. Dans ederken ne yaşadığını merak ediyorum. Bir masalın içinde yaşadığını anlatıyor: "Ben sahneye çıktığımda siz belki bir performans olarak izliyorsunuz ama ben bir masalın içindeki kahraman olarak görüyorum kendimi. Çok şanslıyım. Çünkü içimdeki çocuk bundan büyük haz alıyor. Genelde insanlar masallar okur, ben onun içinde yer alıyorum. Daha keyifli bir şey olabilir mi?" İçindeki çocukla iyi anlaşıyor. Peki büyümekten korkuyor mu? Cevabı, "Evet" oluyor: "Çünkü bu, belli zaman içinde yapılacak bir iş. Bir yaştan sonra performansınız düşebilir. Tek korktuğum şey bu... Aslında hiçbir zaman bundan kopmayabilirsiniz. Eğitmen olarak devam edebilirsiniz, her zaman işin ucundan tutabilirsiniz. O alkışlardan uzak kalmaktan korkarım o kadar. Kendinize iyi bakmanız lazım. Ciddi sakatlıklar geçirmezseniz, bundan 10 yıl sonrasına kadar sahne üstünde kalırsınız. Ancak Oktay Hocam (Keresteci) gibi olursanız, daha uzun yıllar ayakta alkışlanırsınız. Tamamen kendinize bakmakla ilgili." Bilirsiniz, komedyenler dışarıda komiklikten uzak durur, ciddi insandan daha ciddi olurlar. Bu, dansçılar için de geçerli mi acaba? Arkadaşlarıyla bir yere gittiğinde, yerinde oturmayı mı tercih ediyor? "Ben dans etmeyi çok seviyorum. Bunu sonradan kazanmadım. İçimde hep dans etmek vardı ve her zaman dans ettim. Müziğin sesini duyduğumda kendimi tutamam. Hepimiz profesyonel düşünceye sahibiz, ama sahneye çıktığımızda böyle düşünmüyoruz. Arkadaşlarımla dışarı çıkarsam da dans ediyorum. Dans benim hayatım. Ondan kaçmak zor. Komediden kaçarsınız, ama ritimden değil." Bizim seyircimiz biraz zor Perit Yançatoral’a göre, bizim seyircimiz zor seyirci grubuna giriyor: "Çok alternatif görme şansı yok. Onun için siz sunduğunuz şeyin içinde çokça alternatife yer vermeli ve onları sıkmamalısınız. Onları kendinizden bir parçaymış gibi göstermelisiniz. Dansı takip etmeyen bir kişiye, ’bu danstır’ diyerek anlatmak zor iştir. Biz bunu yapabiliyoruz. Yöresel ve modernliği birleştirerek onları kendimize çektik." 1 numara olmak istiyoruz Anadolu Ateşi’nin hedefi, benim de hedefim. Biz dünyanın 1 numarası olmak istiyoruz. Yaptığımız işin dünya çapında olduğunu düşünüyoruz. Bu da insanlar tarafından takdir görecektir. Dünya çapında bir topluluk olduğumuzda, biz de dünya çapında dansçılar olacağız. Bireysel bilincimiz, topluluk bilincimiz aslında.
__________________ KENDİNİZİ PAHALI ZANNETMEYİN HEPİNİZİN İNDİRİMLİ GÜNLERİNİ BİLİYORUM... | |
| | |