Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Aşk

Konu dışı / Off Topic icinde Aşk konusu , <center></center> <span style="color:#FF0000"> Uzmanlar, çılgınca aşk yaşayan insanların beyninde meydana gelen kimyasal hareketliliğin, obsesif kompülsif bozukluk ile benzerlikler gösterdiğini ortaya çıkardı. Ve artık, " deliler gibi sevme" kavramı yepyeni bir ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Karışımtrak Eğlenceyis-i > Konu dışı / Off Topic

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29-12-2007, 02:33   #1 (permalink)
Standart

<center></center>

<span style="color:#FF0000">Uzmanlar, çılgınca aşk yaşayan insanların beyninde meydana gelen kimyasal hareketliliğin, obsesif kompülsif bozukluk ile benzerlikler gösterdiğini ortaya çıkardı. Ve artık, " deliler gibi sevme" kavramı yepyeni bir anlam kazandı.


Aşkın karmaşıklığını anlatmak için öykülerden, kıskanç tanrılara ve aşk oklarına dair masallardan yararlandık. Oysa artık bilim işin içine girerek, bizim oldum olası bir efsane, bir sihir olduğunu düşündüğümüz şeyi açıkladıkça, tüm uygarlıkların öylesine ayrılmaz bir parçası olan bu öyküler değişmeye başlayabilir. Tarihte ilk kez olarak, aşkın beynin neresinde bulunduğunu, kimyasal bileşenlerinin özelliklerini aydınlatacak yeni araştırmalar yapılmaya başlandı.

Antropolog Helen Fisher, bugüne dek "arzunun duayeni" tanımına en uygun gibi duran kişi. 60 yaşındaki bu kadın, ipek yumuşaklığında saçları ve söğüt gibi ince bedeniyle cinsellikli bir özgüven yayıyor çevresine. Rutgers Üniversitesi'nde profesör olan Fisher, New York'ta (ABD), yazın ağaçların yemyeşil yapraklarla donandığı, patikalarında el ele tutuşmuş çiftlerin gezindiği Central Park yakınlarında, duvarları kitaplarla dolu bir apartman dairesinde yaşıyor.

Fisher, kariyerinin büyük bölümünü aşkın şehvet, tutku, bağlılık gibi tüm görünümleri ve bunların nasıl artıp azaldığına ilişkin tüm biyokimyasal patikaları incelemeye adamış. Rahatça bacak bacak üzerine atmış, bardağındaki buzları şıngırdatarak, sevimli açık sözlülüğü ve başkalarının emlak fiyatlarından bahsettiğindeki serinkanlılığıyla, aşkın iniş çıkışlarını tartışıyor. "Kadın, bilinçdışı olarak, orgazmı bir erkeğin kendisine uygun olup olmadığına karar vermekte kullanır. Eğer erkek aceleci ve kaba ise ve kadın orgazm olmazsa, içgüdüsel olarak o erkeğin iyi bir eş ve baba olamayacağını hisseder. Bilim insanları, o hercai kadın orgazmının, kadının Bay Doğru'yu Bay Yanlış'tan ayırmasına yardım etmek için gelişmiş olabileceğini düşünüyorlar."

Son on yıldır Fisher'in üzerinde çalıştığı başlıca konulardan biri, aşkı sözcüğün gerçek anlamıyla MR (manyetik rezonans) aracılığıyla incelemekti. Fisher, meslektaşları Arthur Aron ve Lucy Brown’la birlikte, ortalama yedi aydır "çılgınca aşık" olan denekler topladılar. MR makinesine giren deneklere, biri tanımadıkları, diğeri sevgililerine ait iki fotoğraf gösterildi.

Fisher gördükleri karşısında adeta büyülendi. Her denek sevgilisine baktığında, MR'da beynindeki ödül ve haz ile bağlantılı bölümler –ventral tegmental ve nucleus caudatus– aydınlanmıştı. Fisher'i en çok heyecanlandıransa, aşkın yerini, adresini bulmaktan da öte, onun özgül kimyasal yollarını keşfetmekti. Aşk, nucleus caudatus'u uyarır, çünkü burası dopamin adı verilen nörotransmitter reseptörlerinin yoğun biçimde yayılma yeridir; dolayısıyla Fisher dopaminin beynimizin ürettiği aşk iksirinin bir parçası olduğunu düşündü. Doğru oranlarda dopamin, büyük bir enerji, neşe, dikkat yoğunlaşması ve ödül kazanma motivasyonu yaratır. İşte bu nedenle yeni bir aşk yaşarken bütün gece uyanık kalabilirsiniz, güneşin doğuşunu seyredebilirsiniz, koşarak yarışabilirsiniz, aslında kayak becerinizi aşan bir yokuştan aşağıya hızla kayabilirsiniz.</span>
__________________
Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm...

Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır...

Saygıyla...





Closed Admin (:
Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-12-2007, 02:34   #2 (permalink)
Standart

<center></center>

Aşk

Miami'de (ABD) yaşayan Joaldo Sauza yeni yaptırdığı dövmesiyle, insanların onsuz yapamadığı, insan aklı ve bedeninin bir çeşit varolma biçimi olarak nitelendirilen "aşk"ı bedenine işlemiş.

<center></center>

Bana Kendini Anlat

Çin'de birbirlerini daha önce tanımayan iki kişi evlenip yuva kurmaya karar vermek üzere bir otel odasında buluşmuş... Damat adayı çöpçatanlık firmasının seçtiği kadınlarla görüşmek üzere, Tayvan'dan uçakla Çin'in güney kesimindeki Guilin'e gelmiş. Niyeti açık: Eş olarak geleneklere bağlı ve uysal bir ev kadınıyla evlenmek; çünkü artık kadınların kariyere öncelik vermesiyle Tayvan'da bu tür ev kadınlarının soyu neredeyse tükenmek üzere. Buluşmak için gelen kadınların da bir amacı var: Çoğu ekonomik durumunu düzeltmeye, küçük kasaba yaşamından kurtulmaya can atıyor. 1997-2004 yılları arasında bu yolla Tayvan'a giren yabancı gelinlerin sayısı 300.000'i aşıyor.

<center></center>

Ne Çıkarsa Bahtına


Hindistan'ın Racastan eyaletinde, süslü giysiler içindeki bu gelinin annesine vedasında görüldüğü gibi, düğün törenlerinde sevinç ve üzüntü birarada yaşanır. Hindu geleneği uyarınca, nikâhın ertesi günü gelin, yeni eşi ve onun ailesiyle birlikte yaşamak üzere anne babasından ayrılır. Bu gelin eşini önceden tanıyor ve seviyor. Ama Hindistan'da evliliklerin çoğu hâlâ görücü usulü yapılıyor. Yeni evliler şanslıysa, eski bir Hint atasözü olan "Evlilik önce gelir, aşk sonra" deyişi gerçekleşiyor.










__________________
Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm...

Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır...

Saygıyla...





Closed Admin (:
Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-12-2007, 02:35   #3 (permalink)
Standart

<center></center>

Kimlik Bunalımı

Tokyo'da bir metro istasyonundaki kalabalık arasında Victoria dönemine ait bebek giysileri içinde bir kadın dikkat çekiyor. Bu tarz, yetişkinlikle birlikte aşkın ve mutluluğun sona ermesinden kaygı duyan gençler arasında popüler. Hafta sonu benzer giysiler içindeki onlarca kadın Tokyo'nun Harajuku mahallesinde toplanıyor. Bu mahalleye Vladimir Nabokov'un 1955'te yayımlanan romanının kahramanından esinlenerek Lolita fenomeninin merkezi deniliyor. Lolita'lar çoğunlukla sadece eğlenmek için bu tarzda giyindiklerini belirtiyor; ama bazı araştırmacılar bunun altında daha derin, daha karanlık bir güdü olduğunu savunuyor: Birçok Japon kadınının yazgısı -evlendikten sonra eve kapanma- bazı kadınların çocukluğa sıkı sıkıya sarılmalarına ve büyümeyi reddetmelerine yol açacak kadar ürkütücü.

<center></center>

Dünya Umurunda Değil

Roma'da Via del Corso'ya bakan bir kilisenin hemen dışında birbirine sarılmış çift için bu, bir amore belirtisi. "İtalyanlar sevgilerini göstermede çok pervasız, çok açık davranır," diyor fotoğrafçı Jodi Cobb. "Her yaşta ve her yerde kol kola girer, birbirlerine dokunur, öpüşürler."
__________________
Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm...

Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır...

Saygıyla...





Closed Admin (:
Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-12-2007, 02:36   #4 (permalink)
Standart

Bunları Biliyor muydunuz?



Zıt Kutuplar Çeker


Vücut kokusunun insanlardaki çekicilikle ve aşkla ne ilgisi var? Belki de çok. Bilimsel bir çalışma sonunda araştırmacılar Manfred Milinski ve Claus Wedekind, bağışıklık sistemindeki bir genin, kadınları erkek vücudu kokularına çekmede etkili olduğunu saptadı. Yazar Lauren Slater'ın makalesinde açıkladığı gibi, çalışma kapsamındaki kadınların, genleri kendilerininkinden çok farklı erkeklere karşı çekim duyduğu gözlendi.

Milinski ve Wedekind, deneyin kapsamını genişletti ve aynı genotipi paylaşan insanların benzer parfüm tercihleri olduğunu gördü. Ayrıca, bu tercihlerin, eşlerinde bulunmasını istedikleri kokularla değil, aslında kendileri için seçtikleri kokularla ilgili olduğu saptandı. Milinski ve Wedekind insanın kendi kusursuz kokusunu, yani romantik bakımdan dayanılmaz hale gelmesini sağlayabilecek kokuyu bir büyük mağaza tezgâhında veya bir derginin reklam ekinde bulma çabasının büyük olasılıkla yararsız olacağını belirtiyor. Onlara göre, çözüm bir uzman parfümcünün "ideal parfümü kişiye göre hazırlaması"nda yatıyor.

Parfümler her ne kadar insanları biraraya getiremezse de, bu uzmanların "insan uygarlığının pis kokulu şamatası" dediği şeyle başa çıkmak için doğal vücut kokularını güçlendirmede kullanılabilir.

Gizli Aşk Mektupları

"Âşık olmanın bazı fizyolojik yönleri gerçekten evrensel," diyor Rutgers Üniversitesi antropologlarından Laura Ahearn. "Ama benim açımdan, asıl ilginç soru şu: Ayrı zaman ve mekânda yaşanılan her aşkın anlamını benzersiz kılan şey ne?"

Sevdanın anlamını çözmeye çalışmak için sıcak aşk mektuplarından daha iyi başlangıç noktası ne olabilir ki? Ahearn, Invitations to Love ("Aşka Davet") adlı kitabında, aşk mektuplarının küçük bir Nepal köyünde flört ve evlilik açısından son 20 yıl içinde yaşanan çarpıcı dönüşümlere ışık tuttuğunu saptıyor. Köyün 350 sakininin özel yaşamını korumak amacıyla, burayı "Junigau" gibi bir takma adla anıyor.

Junigau'da 20 yıl önce evliliklerin yüzde 90'ından fazlası aileler tarafından ayarlanıyordu; gelin ve damat düğünden önce ancak birkaç kelime konuşma olanağı buluyordu. Bugün ise evliliklerin yüzde 10'undan azı görücü usulüyle belirleniyor; geçerli kural artık anne baba onayını almadan evlenmeye karar vermek. Ahearn, ekonomik kalkınma programlarından Hint aşk filmlerine kadar uzanan her türden yeni etkinin geç insanları evlenmeden önce çılgınca âşık olmaya nasıl yönelttiğini gösteriyor. Ama flört sırasında karşı cinsle tek başına kalmak hâlâ yasak. Çözüm: Gizli aşk mektupları. Çiftler bu tutkulu ve incelikli mektupları yazmakla, görücü usulüyle evliliğe karşı çıktıkları gibi, bu yoldan kendilerini modern ve becerikli olarak sunmaya da çalışıyorlar. Genç bir adam düşlerinin kadınına şunu söylüyor:

Evet, Sarita, dünyanın aydınlık görünmesi aşktandır. Bizim aşkımız bana göre gerçek aşk. Bunu tarif etmek olanaksız. …Bu birliktelik asla bozulamaz. Onun için, öğrenim yönünde daha fazla çaba gösterelim. İlerlemeye giden yol budur.
__________________
Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm...

Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır...

Saygıyla...





Closed Admin (:
Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-12-2007, 02:36   #5 (permalink)
Standart

Kaynakça


Fisher, Helen. Why We Love: The Nature and Chemistry of Romantic Love. Henry Holt and Company, 2004.

Hatfield, Elaine ve Richard Rapson. Love and Sex: Cross-Cultural Perspectives. Allyn and Bacon, 1996.

Jankowiak, William, ed. Romantic Passion: A Universal Experience? Columbia University Press, 1995.

Lewis, Thomas, Fari Amini ve Richard Lannon. A General Theory of Love.

Random House, 2000.

Bendavid-Val, Leah. Weddings. National Geographic Books, 2003.

Long, Michael E. " ZipUSA: Elkton, Maryland ", National Geographic (Şubat 2002).

"For Couples", National Geographic Traveler (Mart 2001), EA12.

Franklin-Barbajosa, Cassandra. "Brides of the Sahara", National Geographic (Şubat 1998), 80-91.
__________________
Çeşitli Konu İçerikleri ve Teknik Destek - Yazılım Vs Vs Alanlarda Sorularınıza Cevap Veremeyeceğim İçin Üzgünüm...

Diğer Yetkili Arkadaşlar Sizlere Yardımcı Olacaklardır...

Saygıyla...





Closed Admin (:
Yetkilerim Kendi İsteğim Dahilinde Alınmıştır...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 29-12-2007, 03:01   #6 (permalink)
Standart

tesekkurlerrr...
__________________
Annénin kuLakLarını çınLatmaq isTemiOsan uqra$ma ßénLé !!!




HayaTimdaki "Geri Dönüsüm Kutusu" aciLmaz Hic Benim...
Tek biLdigim bikerede SiLdigim... !!!





S o n s u z l u q u m . .!
Asi_KIZ isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
ask


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 23:42.

Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 24 25 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 79 80 81 82 83 84 85 86 88 89 91 92 93 94 96 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 255 256 259 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 357 358 359 360 361 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 406 407 408 409 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 448 449 455 457 458 459 460 461 462 463 472 478 479 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556