Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Tarihin En Büyük Ve En Temiz Cinayeti

Dünya ve Türk Tarihi icinde Tarihin En Büyük Ve En Temiz Cinayeti konusu , Amerika 1945 yılının Temmuzunda yeni bir bomba geliştirdi. Nazi Almanya’sı 1945’in Mayısında savaştan çekilerek bu dehşetli bombanın şerrinden kurtuldu. Bu arada Japon savaşçıları, Amerikan üssü Pörl Harbır (Pearl Harbor)’a uçaklarla, ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Kültür & Sanat > Dünya ve Türk Tarihi

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-08-2008, 02:39   #1 (permalink)
Standart Tarihin En Büyük Ve En Temiz Cinayeti

Amerika 1945 yılının Temmuzunda yeni bir bomba geliştirdi. Nazi Almanya’sı 1945’in Mayısında savaştan çekilerek bu dehşetli bombanın şerrinden kurtuldu. Bu arada Japon savaşçıları, Amerikan üssü Pörl Harbır (Pearl Harbor)’a uçaklarla, intihar saldırısı da diyebileceğimiz ‘kamikaze’ saldırılarında bulundular. Buna karşılık olarak Amerika, Güney Pasifik’teki Tinian Adası’ndan Albay Paul Tibbets yönetimindeki Enola Gay isimli B-29 uçağı, 6 Ağustos 1945 sabahı “Little Boy – Küçük Çocuk” isimli çok gizli bir yükle havalandırdı. Bu gizli yük atom bombası idi ve ilk kez kullanılacaktı.



0 000 metre yükseklikten saat 8.13’te atılan bomba saat 8.15’te Japonya’nın güzel şehri Hiroşima’nın 580 metre üzerinde patladı. İlk anda 70 000 insan buharlaştı. Yüksek sıcaklıktan dolayı asfalta yapışan insanlar insanın içini ürpertmekteydi. Bir hafta boyunca şehre asit yağdı. İki ay içerisinde radyasyon sebebiyle 70 000 insan daha hayatını kaybetti. 60 000 kişi de beş yıllık süre içerisinde vefat edince Hiroşima’nın bilançosu ilk beş yılda 200 000 insanın ölümü, onbinlerce insanın da sakat kalması oldu.

Üç gün sonra (9 Ağustos 1945’te) sıra “Fat Man – Şişman Adam” isimli plütonyum bombasına gelmişti. Bu bomba için hedef Japonya’nın Fukuoka şehri idi. Fakat hava kapalı olduğu için hedef Nagazaki’ye çevrildi. Saatler 11.02’yi gösterirken 21 ton patlayıcının gücüne sahip bomba Nagazaki’yi cehenneme çevirdi. 75 000 kişi anında kavruldu. Bir o kadar kişi de beş yıllık süre içerisinde can verdi.

Radyasyon sebebiyle toprağın ve suların zehirlenmesini ve daha uzun vadedeki zararları hesap etmesek bile ilk beş yılda Hiroşima ve Nagazaki’de 350 000’i aşkın sivilin ölmüş olması,



HİROŞİMANIN TANIĞI


Bisikletimle Hiroşima Şatosu'nun olduğu tepeye çıkıp etrafı seyrettim. Tertemiz bir gökyüzü vardı. Her şey o kadar sakindi ki, neredeyse savaşta olduğumuza inanmayacaktım. Seyrettiğim yerlere iki saat sonra atom bombası atılacağı aklımın ucundan geçmedi. Kimin geçerdi ki?"



83 yaşındaki Yoshito Matsushige, 1945'te Hiroşima ve çevresinin en büyük tirajlı yerel gazetesi Chugoku'nun foto muhabiriydi. ABD savaş uçaklarının saldırılarını önceden haber alıp halkı uyaran, karargahtan aldığı bilgileri gazetesine ileten Matsushige, dehşet gününü şöyle anlattı:
"O gece 00.30'da hava saldırışı olabilir uyarısı verildi. Epey bekledik, o arada uyumuşum, ama hiçbir şey çıkmadı. Ben debisikletimle yola koyuldum, şatonun oradan manzarayı seyrettikten sonra gazeteye gittim. Çok erken olduğu için kapalıydı. Uzak olmasına rağmen kahvaltı için eve gitmeye karar verdim. Bisikletle döndüğüm için terlemişim. Tam tişörtümü çıkardım, büyük bir flaş patladı sanki. Her şey, her yer bembeyaz oldu, hiçbir şey göremez oldum. Öyle kavurucu bir rüzgar ortaya çıktı ki, vücudumun üst kısmına sanki binlerce iğne batırılıyor gibi geldi. Karım mutfaktaydı, bir çığlık atarak beni tutup evden çıkardı.

Bombanın etkisiyle meydana gelen kasırga sokaklardaki tozu havaya kaldırmıştı. 10 -15 dakika her yer karardı. Etrafı, toz tabakası yere inince görebildik.

Gazete ve sık sık gittiğim karargah, atom bombasının düştüğü yere (hipomerkez) 900 metre mesafedeydi. Sonradan öğrendiğime göre, bomba hipomerkezin bir kilometreye kadar çevresindeki her şeyi yıkmış, canlıların yüzde 99'unun ölümüne yol açmış. Evim hipomerkezden 2.7 kilometre uzaktaydı."

Felaketin yaşlı tanığı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Komşuların evleri bir garip geldi bana. Sonra kendi evime baktığımda onun da diğerlerinden farklı olmadığım gördüm. Tam bu sırada gazeteden bana ihtiyaç duyabileceklerim hissettim. Karım komşuların yanma gitti, ben de kent merkezine nasıl gideceğimi düşünerek yürüdüm. Hipomerkeze bir kilometre kala il binası ve çevresindeki binaların yandığım gördüm. Mecburen başka bir rotadan kent merkezine gitmeyi denedim. Olmadı, yine aynı yere geldim. Sanırım iki saat olmuştu.

insanlar itfaiyenin önünde yemek sırasındaydı. Öğrenciler ve gençler ise yangının daha fazla yayılmaması için harabe haline dönen evleri tamamen yıkıyordu."

Etki merkezine yaklaştıkça, ölü, yaralı, yanık vücutlara rastlayan Matsushige'nin mesleğini yapması hiç de kolay olmamış.

"Fotoğraf çekmek zorundayım, ama insanları öyle görmek ve bir şey yapamamak çok zor geliyordu. Herhalde yarım saat tereddüt ettim. Sonunda çektim. Tamamen yanmışlardı. Hem ağlıyor, hem çekiyordum. Hepsi 'Su ver' diye yalvarıyordu, ama ortada bir damla su yoktu."

Matsushige, kent merkezine ulaşabilmek için havuzun yanından geçerken suyun büyük kısmının buharlaştığını ve kavurucu sıcaktan bunalan birçok insanın havuzda ölü halde yattığını anımsıyor:

"Sanırım o ilk sıcakta kendilerim havuza atarak kurtulmaya çalıştılar, ama havuz suyu da ısınınca hiç şansları kalmadı ve öldüler. Merkeze yaklaştıkça ölü sayısı hızla artıyordu. Sıcak yüzünden yangın çıkmış ve insanlar yanan binaların altında kalmışlardı. Her yerden dumanlar yükseliyordu.

En kötü manzara, insanların yakınlarının gözü önünde ölmesiydi. İl yöneticilerinden biri binanın altında kalmıştı. Enkazdan kurtulan karısı ve kızı onu kurtarmak için çırpındı, ama yangın oraya da sıçrayınca adam eşi ve kızına 'Beni bırakın' demek zorunda kaldı. Bu, bir insanın hayatında görebileceği en acımasız andı.

Bu şekilde yüzlerce insan aynı gün öldü. Gazeteye geldiğimde yolun ortasında duran bir otobüs dikkatimi çekti, içinde insanlar vardı, içine girdim, yaklaşık 15 ölü saydım. Ölülerin bazılarının elleri hala tutamaktaydı. Etraftaki her binanın girişinde 3 - 4 ölü vardı. Yeterince fotoğraf çektikten sonra geri döndüm. Sonradan öğrendim ki, bizim gazete de yerle bir olmuş. O gün ve sonraki günlerde gazetenin 113 personeli öldü. Sevinmeli miyim bilemiyorum, ama sağ kalmamı o sabah gazeteyi kapalı bulmama bağlıyorum."

Matsushige, ölenlerin ailelerinin ve yaralananların devletten yardım almayı sürdürdüğünü, kendisinin ise büyük hasar görmediği için sınırlı miktarda yardım aldığım belirtti.

Matsushige'ye ABD'lileri soruyoruz. 51 yıl sonra atom bombasını atanlar hakkında neler düşündüğünü.

"O gün ve sonrasında neler düşündüğümü tahmin edebilirsiniz, ama savaştan sonra, onlara karşı özel bir nefretim yok."

- ABD, Hiroşima'ya atom bombası atmakla doğru mu yaptı?

- Doğru olduğunu sanmıyorum, ama sanırım öyle gerekti. Bombayı biz önce yapmış olsaydık, biz de atardık.


6 Ağustos 1996 Milliyet gazetesinden alınmıştır.




Hiroşima vahşeti pilotu ABD’li Paul W. Tibbets











__________________
Çetin Bir Kıştan Sonra Bereketli Bir Bahar Gelir Derler.
Sende Bahar Ne Zaman Geliyor..

Konu Xalo_06 tarafından (15-09-2008 Saat 05:34 ) değiştirilmiştir..
Xalo_06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2008, 02:55   #2 (permalink)
Standart

Allah hepsinin hesabını soracaktır vesselam. Bu kadar insanın hakkını ödemek kolay değil.
__________________
asiwebmasteR
Müziğe tutku olarak bağlananların tutkusunu yaşatabilmek için...


Alıntı:
Ey Türk Beyleri, Milletim, İşitin! Yukarıda Gök Çökmedikçe Aşağıda yer delinmedikçe, TÜRK Ulusu senin ülkeni kim Alabilir? Töreni kim Bozabilir?
Alıntı:
Dağda üç Beş Koyun Sürüsü
Tutturmuş Bir Kürdistan Türküsü
Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa örtüsü
Satsan Beş Para Etmez Ne Dirisi Ne De ölüsü
Soyu Soysuz Olan Sensin Toprak Senin Neyine
İte Itlik Yapıp Kafa Tutma Beyine
Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline
Duy Ulan Soysuz Ne Mutlu Türk'üm Diyene

furkanozkaya! isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-08-2008, 03:06   #3 (permalink)
Standart

işte barış yanlısı dost müttefik ve türkiyenin arkasına aldığı ABD dünyanın heryerine dost elini uzatıp elini tutduğu ülkenin kolunu omuzundan kıran bir ülke insanları böyle kahpece katletti şimdide insan hakları diye birtaraflarını yırtıyorlar türkiye yede soykırım meselesini ulu orta söyleyip kabul ettirmeye çalışıyorlar ABD nin bu olayı sizce soy kırım değilmidir erkekce çıkıp savaşamamış kahpece sivil halkıda katletmiştir. bu ABD nin başına hangi felaket gelse milletce sonunakadar hakkediyor bu felaketleri
__________________
<img src=http://www.sensizliksokagi.biz/signaturepics/sigpic33056_5.gif border=0 alt= />
bu ülkeden 1 karış toprak *a* alırsınız
bywarm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-08-2008, 19:19   #4 (permalink)
Standart

Paylaşım için tşkler.
__________________
DERDİMİZ YARAMIZ ACILARIMIZ FARKLI OLABİLİR, GÖZYAŞLARIMIZIN TADI AYNI...
Connection isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-08-2008, 19:38   #5 (permalink)
Standart

paylaşım için tşkler
__________________
Gökyüzünde değilsin yalnız
Bir yanın ay bir yanın yıldız
Efsaneler yerde sürünsün
Kartalım göklerde süzülsün

Beşiktaşlıyız Beşiktaşlı
Anlayamaz kimse bu aşkı
Bekçisiyiz Kopsa Kıyamet
Siyah beyaz bize emanet !

Sen neredeysen oradayız biz
Ne dağlar engel ne de deniz
Sonunda ölüm bile olsa
Son nefeste bilki senleyiz
AnKaRaLiM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 19:02.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics