
Dünya ve Türk Tarihi icinde Sivas Vahşeti konusu , SİVAS VAHŞETİ İçim hep barışçı duygularla dolu olmuştur. Bugün de öyle... Savaşçı ruhum bile barış diyor. O nedenle de Madımak’ın müze olmasını biraz yanlış buluyordum, doğrusu... Ayrılığı gayrılığı körükler diye. ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| SİVAS VAHŞETİ İçim hep barışçı duygularla dolu olmuştur. Bugün de öyle... Savaşçı ruhum bile barış diyor. O nedenle de Madımak’ın müze olmasını biraz yanlış buluyordum, doğrusu... Ayrılığı gayrılığı körükler diye. Körüklemesin, hatta mümkünse unutalım diye. Sonra, konunun üzerinde yeniden düşünmeye başladım : İnsanları hem de ağızlarından salyalar akıta akıta, hem de tekbirler getire getire, hem de Tanrı adına, hem de bir çıra demeti gibi cayır cayır yakanlar bu duyguyu, bu iyi niyeti anlarlar, anlayabilirler miydi? Anlasalardı o işi yaparlar mıydı?.. Demek ki o insanlara “barış” diyemezdiniz, barıştan söz edemezdiniz. Uzattığınız eli sıkmalarını bekleyemezdiniz. Eğer sıkabilecek ferâseti gösterecek kimseler olsaydılar o işi yaparlar mıydı? Ben, ruhen solda olan biri olsam da, siyasi düşünce olarak solda olmayan biriyim. DP-AP-DYP çizgisinde biriyim. Ama ben, o kafaya asla barışçı yaklaşmıyorum. Allah’ın da affedeceğine inanmıyorum. Affetmemekle kalmıyor; yakanların da bir şekilde yanmalarını istiyorum. Kısasa kısas değil bu; VİCDANIMIN ADALET TERAZİSİ BÖYLE DİYOR. Saatler geçiyor; ortada devlet yok. O nedenle dönemin başbakanı Süleyman Demirel ile başbakan yardımcısı Erdal İnönü’yü de affetmiyorum. O insanlar saatlerce ölüm kusan ateşlerle boğuşurken neredeydiler? Aloooo! Evet; cehennemin taşları iyi niyetlerle örülmüştür ama, yanmalarını istemenin yine de kötü niyetlilik olduğuna inanmıyorum. | |
| | |