Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Custer'ın Zaferi

Dünya ve Türk Tarihi icinde Custer'ın Zaferi konusu , Custer'ın Kazandığı Neredeyse En Büyük Zafer 1876, Montana George Armstrong Custer İç Savaş'ın kahramanlarından biriydi. Süvari kariyerine Birlik süvarilerinin en karanlık zamanında başladı. Savaşın yeni ve cesur liderleri arasında bile ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Kültür & Sanat > Dünya ve Türk Tarihi

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-03-2008, 03:17   #1 (permalink)
Standart Custer'ın Zaferi

Custer'ın Kazandığı Neredeyse En Büyük Zafer
1876, Montana

George Armstrong Custer İç Savaş'ın kahramanlarından biriydi. Süvari kariyerine Birlik süvarilerinin en karanlık zamanında başladı. Savaşın yeni ve cesur liderleri arasında bile dikkati çekiyordu. Hak ettiği gibi Birlik Ordusu'nun en genç generali oldu. Hırslı bir genç adamdı.

General Custer tüm Amerika'da tanınıyordu. Muhtemelen daha sonra, Amerikalılar seçimlerde savaş kahramanlarına oy vermeyi sevdiğinden yönetimde yer alma şansı yüksekti. Savaştan hemen sonra Ulysess Grant başkan seçildi.

İç Savaş sona erdiğinde, küçülen orduda kalmak isteyen subaylar daha küçük rütbeleri kabul etmek zorunda bırakıldı. Bu durumda bile Custer albay oldu. Emrinde en iyi süvari birliklerinden Yedinci Süvari Alayı vardı. Ama bu genç subayın istediğinden çok daha azıydı. Savaştan sonra kazandığı askeri başarılar ufak tefek şeylerdi ve düşmanları güçsüzdü. 1874'de Siu (Sioux) kabilesine ait topraklarda altın bulunmasıyla birlikte bu durum bir dereceye kadar değişti.

Siular demiryolları inşasıyla topraklarına gelen şiddete karşı koyabilmişlerdi. Bu sefer de madenciler "Hırsız Yolu" inşa etmiş ve yüzlerce insan hükümet tarafından Siulara tahsis edilmiş araziye üşüşmüştü. Siular bir düzine kadar madenciyi öldürerek kendilerini savundu. Bir süre bir daha bir şey olmayacakmış gibi gözüktü ve sonra avcıları Siu altın rezervlerinin olduğu bölgeye gönderme kararı alındı.

Birleşik Devletler hükümetinin Siu topraklarını işgali için bulduğu bahane bu olmuştu. Bir ültimatom gönderildi ancak Siular, kendilerine ait toprakta böyle bir savaş olacağına inanmadılar. Amerikalıların ciddi olduğunu Powder nehri kıyısındaki küçük bir Kızılderili köyüne girip iki kişiyi öldürüp, birkaç kişiyi de yaraladıklarında anladılar.

İç Savaşın cephe çarpışmalarından sonra Amerikan ordusu için Kızılderililerle savaşmak biraz sıkıcıydı. Karşılıklı orduların savaşması şeklindeki bir askeri yöntem Siulara tamamen yabancıydı, Siu savaşçıları bireysel cesaretlerini göstererek savaşıyordu. Sonucu belirleyecek bir savaş yapmak olası değildi. Bu nedenle bir savaş planı yapıldı ve üç koldan Siulara saldırma kararı alındı. Amerikan ordusu bu şekilde savaşı tamamen kazanacağını düşünüyordu.

Bu plan Custer'ın Little Bighorn nehrinde son saldırıda uyguladığı taktiğe benziyordu. Bu taktiğin nedeni Kızılderilileri savaşmaya zorlamaktı. Sonuçta bu pek de zor olmadı. Powder nehri katliamından sonra, yüzlerce Kızılderili ailesi Oturan Boğa'nın Little Bighorn kampına toplandı. Kampta yedi bin Kızılderili vardı, bunların iki bini savaşçıydı.

Amerikan stratejisi daha şimdiden başarısız olmuştu. 17 Haziranda Oturan Boğa ve savaşçıları General Cook'un komutasındaki Amerikan askerleriyle karşılaşarak onları Rosebud Creeks'in yukarılarına doğru sürdü. Tarih Albay Custer'ın Oturan Boğa'yı savaşa zorlamasına gerek kalmadığını gösteriyor.

Custer'a pahalıya mal olan sorun Kızılderilileri savaştırabilmek için her şeyi feda etmek zorunda kalmış olmasıydı. Albayın hatası, savaşın tüm kaderini değiştirebilecek altı silahı yanına almamak oldu. Bunlar, makineli tüfeklerin ataları sayılabilecek tüfeklerdi. Dönen şarjörleri kullanarak dakikada yüzlerce mermi atabiliyordu.

Peki Custer karşısına daha büyük bir kuvvetin çıkacağını bilse, bu silahlan geride bırakır mıydı?

Bu silahlar çok ağırdı ve toplar gibi arabaların üzerinde taşınıyordu. Ayrıca Custer bu silahı pek tanımıyordu. Bu silahın nasıl kullanıldığını biliyordu ama İç Savaş sırasında sadece donanma tarafından kullanılmıştı. Dahası, atlar tüfeklerin olduğu arabayı çekmekte zorlanıyor ve bu da Custer'ın adamlarının hızını kesiyordu.

Korumaları gereken birkaç bin kadın ve çocuk olduğu için Siular ve Çayenler (Cheyenne), ne olursa olsun savaşacaklardı. Ağır silahlan almamak amacına ulaşmıştı, Kızılderililer savaşa zorlandı. Makineli tüfekleri geride bırakarak Custer sonuna neden olan kararı almış oldu. O silahlar savaşın kaderini belirleyebilirdi. İngilizlerin Afrika'da Mehdilere karşı yaptığı savaşlarda ağır silahlar sonucu belirlemişti. Ama Custer'ın verdiği karardan pişman olacak kadar bile zamanı olmamıştı.
__________________

Kan bozuk olmazsa mazi satılmaz,
Takım tutar gibi dava tutulmaz,
Moda da değildir her yıl atılmaz,
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan...



VusLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
custer in, zaferi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 15:54.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics