
Çocuk Eğitimi ve Bakımı icinde Aile İçinde Çocuklara Yönelik Şiddetin Türleri, Etkileri ve Sebepleri konusu , Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum ( hatta kaynağından) aile içinde şiddetin boyutları detaylı ve açık bir şekilde anlatılmış. Bir Şiddet Türü Olarak Fiziksel (bedensel) Şiddet Çocuklara yönelik bedensel şiddet, tekme-tokat atmak, ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum ( hatta kaynağından) aile içinde şiddetin boyutları detaylı ve açık bir şekilde anlatılmış. Bir Şiddet Türü Olarak Fiziksel (bedensel) Şiddet Çocuklara yönelik bedensel şiddet, tekme-tokat atmak, dövmek, el-kol bükmek, yumruklamak, iterek yere düşürdükten sonra tekmelemek, yere ya da duvara fırlatmak, bedenlerine sigara söndürmek, saç çekmek, ısırmak ve tükürmek çocukların kafasını duvara çarpmak şeklinde tezahür etmektedir. Şiddete uğrayan çocuklar, çoğu kez her hangi bir aletle (sopa, demir, değnek, odun, oklava, zincir, kemer, hortum, ip, urgan, vs.)dövülmektedir. Etkileri Bu tür fiziksel şiddet eylemleri çocukların bedenlerine zarar verdiği gibi, değişik yaraların da meydana gelmesine sebep olmaktadır. Fiziksel olarak dövülen çocuklar, yetişkinlerle temas kurmaktan kaçınmakta, bir yetişkinin kendilerine dokunmasından ve yaklaşmasından ürkmektedirler. Fiziksel şiddete sürekli olarak maruz kalan çocuklar, ebeveynlerinden mütebariz bir şekilde korkarlar, kritik anlarda dayak yememek için kolaylıkla yalan söyleyebilirler, korku verici durumlarda genellikle tepkisiz kalabilirler, aşırı saldırgan veya aşırı içe dönük ve çekingen olabilirler. Bir Şiddet Türü Olarak Psikolojik Şiddet ve(ya) İhmal Çocukları korkutmak, tehdit etmek, aşağılamak, reddetmek, onların öz güvenini sarsmak amacıyla yapılan her türlü sözlü ve fiili tutum ve davranış biçimleri, psikolojik şiddet türlerindendir. Özellikle, küfür, küçümseme, hakaret, isim takma, tehdit ve tahkir gibi sözlü şiddet türleri, her şeyden önce çocukların öz güvenini, şahsiyetini ve itibarını yok etmeye yarayan çok etkili ve/fakat tehlikeli bir yöntemdir. Diğer taraftan, fiili olarak gösterilen bazı tavır ve tutumlar da çocukların psikolojik yönden olumsuz olarak etkilenmelerine sebebiyet vermektedir. Örneğin, çocuklardan bazılarını çok sevmek ve önemsemek, bazılarını da ihmal edip bazı haklardan veya imkanlardan mahrum etmek ve gereksiz yere cezalandırmak bu tür fiili psikolojik şiddetlerdendir. Bebekler, geçici bir süre bile olsa bakıma muhtaç en aciz insan yavrularıdır. İlk yıllarda tamamen güçsüz ve çaresiz olmaları sebebiyle bakılıp beslenmeye, ilgi ve sevgiye muhtaçtırlar. Bebeğin fiziki gelişimi için anne sütü ne kadar önemli ise ruh ve duygu gelişimi için de aile sevgisi bir o kadar önemlidir. Çünkü, ailenin ve özellikle annenin, bebeğine daha doğumunun ilk gününden başlayarak vereceği sevgi, bebeğin huzurlu ve güvenli büyümesini sağlayacaktır. Ancak, beslenmeye, bakıma, himayeye ve yardıma muhtaç olan çocukların ebeveynlerce ihmal edilmesi ve yeterince ilgi gösterilmemesi sonucunda, çocukların gelişimleri ve sağlıkları olumsuz yönde etkileneceği gibi, duygusal yaşantıları ve kişilikleri de bozulmaktadır. Çocukların yaramazlık yapmalarını fırsat bilen bazı ailelerin , onları (karanlık) bir yere kilitleyip günlerce aç susuz bırakmaları da, çocukları bilinçli bir biçimde ihmal etme ve(ya) yanlış terbiye metotlarının en dehşet vericilerindendir. Bunun yanında, çocuğun kendi geçimini kendisinin sağlamasını icbar etmek ve(ya) evin giderlerini çocuğun üzerine yüklemek, çalışan çocukların kazandıkları paralarının tümünü elinden almak ve(ya) eve para getirmeyen çocuklara dayak atmak çocukların ihmal edilmesinin ötesinde istismarcılığın en kötü örneklerindendir. Etkileri Eğer, çocuktaki düşmanlık, hırs, hissi fukaralık, egoizm, kötüye temayül gibi menfi hasletler sosyal çevrenin etkisinden kaynaklanmıyor ise, genellikle aile terbiyesi ile aile sevgi ve şefkatinin yeterli olmamasından kaynaklanmaktadır. Genelde ilgi, sevgi ve merhametten uzak bir ortamda yetişen çocukların beyinlerinde gayri-ihtiyari olarak daimi izler kalmaktadır. Şuuraltında oluşan ve gelişen bu izler, çocukları sürekli takip etmekte, onları acı geçmişin tesiri altında bırakmaktadır. Geçmişte, çocuklarda görülen kriminolojik vakıalar, ruhi dengesizlikler, karakter bozuklukları gibi bütün olumsuz hadiseler sadece fıtrata ve genetik yapıya bağlanmaktaydı. Ancak; bugün, çocukların işlediği suçlar ve kendilerinde ortaya çıkan ruhi ve sosyal hastalıklar (cinsi sapıklık, eşcinsellik, saldırganlık vs.), daha fazla aldıkları aile terbiyesi ve eğitimine bağlanmaktadır. Fiziksel ve Psikolojik Şiddetin Sebepleri Çocuklara yönelik fiziksel şiddetin ortaya çıkmasına sebebiyet veren faktörlerin başında, şiddete başvuran anne-babaların da, çocukluklarında büyüklerinden dayak yemiş olmaları gerçeği gelmektedir. Ancak, Almanya'da yapılan yeni ampirik araştırmalar, bu gerçeği tam anlamıyla ve bütün boyutuyla teyit etmemektedir. Şöyle ki, bizzat kendileri şiddete maruz kalmış anne-babalardan ancak üçte biri, aileden gelen bu alışkanlığı veya bu kötü örneği çocuklarında tatbik etmektedir. Dolayısıyla, aile içinde her hangi bir şiddete maruz kalmamış olan anne-babalar da, çocuklarını dövebilmektedir. Fiziksel ve psikolojik şiddetin ortaya çıkmasına yardımcı olan faktörler, aşağıda maddeler halinde özetle sunulmuştur: Bu faktörlerden bir kaçının bir araya gelmesi halinde, gerek eşler arasında, gerekse çocuklara yönelik şiddet, daha büyük bir ihmalle ortaya çıkmaktadır. · Annenin hamilelik döneminde stres altında olması ve psikolojik sorunlarını çözememiş olması. · Ebeveynin aşırı biçimde alkol ve(ya) uyuşturucu kullanması. · Eşler arasında geçimsizliğin gün ışığına çıkması ve boşanma öncesinde ortaya çıkan ve uzun süre devam eden gerginlikler ve kavgalar · Eşlerin birbirini aldatması ve aile yuvasını sarsmaları. · Ailenin asgari ihtiyaçlarını karşılayacak kadar gelirden mahrum olması ve sürekli işsizlik gibi aile fertlerinin öz güvenlerini yıpratacak boyutta devam eden ekonomik krizler. · Sosyal problemli ailenin, akraba ve komşuların desteğinden uzak olması ve toplumsal hayatta ve himayeden tecrit edilmesi. Kamusal sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanamaması. · Barınma imkanlarının elverişsiz olması. Çevrenin, gerek mimari açıdan, gerekse sosyal açıdan şiddete davet eder nitelikte olması. Şiddetin, toplumda ve özellikle yakın çevrede benimsenmesi ve gerektiği kadar yadırganmaması halinde. Bir Şiddet Türü Olarak Çocukların Cinsel İstismarı Çocukların cinsel yönden istismar edilmesi ve cinsel tacize uğraması, büyüklerin kendi cinsi ihtiyaçlarını tatmin edebilmek için, çocukları cinsel yönden kullanmaları sonucu veya sonucunda ortaya çıkmaktadır. Cinsel istismarcılık, çoğu zaman çocukların rızası olmadan, ya ikna etmek, ya değişik yöntemlerle kandırmak (vaatte bulunmak), ya da tehdit etmek suretiyle gerçekleşebilmektedir. Cinsel obje olarak kullanılmanın ne olduğunu idrak edemeyen ve dolayısıyla tepki ver(e)meyen veya direnme gücünü henüz geliştirememiş olan çocuklar, özellikle Batı dünyasında çocuk pornografinin kurbanı olmaktadırlar. Avrupa'da çocuklara yönelik fiziksel şiddet, daha fazla sosyo-kültürel yönden az gelişmiş ailelerde görülürken, cinsel istismarcılık olayları, hemen hemen her sosyal kesimde ve her gelir grubunda görülmektedir. Cinsel yönden istismar edilen çocukların başında kız çocukları gelmektedir. Cinsel istismarcılığın baş aktörleri ise yetişkin erkeklerdir. Araştırmalara göre, kendi süfli emelleri uğruna, çocukları cinsel yönden istismar edenlerin %95'i yetişkin erkeklerdir. Etkileri Cinsel tacizin, çocuklar üzerinde yaptığı olumsuz etkiler, ampirik veriler sonucu belirlenebilmiştir. Bunları özetle sıralayalım: · Her zamankinden farklı olarak, çocukların davranışlarında değişiklik görülmektedir. Ya dikkat çekici bir biçimde sakin ve uslu görülmekte, ya bunun tam aksine aşırı canlı veya agresif olmaktadırlar. · Çocukların uyku düzeni bozulur, sık sık kabus görürler, altlarına yaparlar, tırnaklarını yerler. Buna mukabil, iştahlarından olurlar, az yemek yedikleri için kilo kaybına uğrarlar. · Konsantrasyonları bozulur ve bundan ötürü de derslerinde başarısız olmaya başlarlar. · Sık sık hasta olurlar ve bazen de cinsel organların bulunduğu bölgelerde iltihaplanmalar görülür. Konuşma düzenleri bozulabilir veya kekelemeye başlayabilirler. · Oyuncak bebeklerle veya başka çocuklarla oynarlarken cinsellik veya şiddet içerikli oyunları tercih ederler. Bazı çocuklar, ya uyuşturucu maddelere yönelir veya intihara teşebbüs edebilir. Sebepleri Büyüklerin çocukları cinsel yönden istismar etmeleri ve onları cinsel arzularına boyun eğdirmek istemelerinin başında şu faktörler gelmektedir: · Seks ile ilgili toplumsal ahlak anlayışının, kısmen de olsa, değişime uğramasının sonucu olarak beşeri ilişkilerdeki dengenin kaybolması. Bir başka ifadeyle, cinsel tabu ve kaidelerin liberalleşmesi ile birlikte, cinsel hayatımıza yönelik meşru ve gayri meşru olarak kabul edilen bütün normların birbiriyle karışması veya karıştırılması. Bunun sonucu olarak da, şahsî ve nefsanî istek ve arzuların, sınır tanımaksızın tatmin edilebileceği inancının yayılması. · Cinsel yasakların hafife alınmasının bir sonucu olarak, öz babasından, dedesinden veya kardeşinden hamile kalan "çocuk anneler" memleketimizde de görüldüğü gibi, özellikle üvey baba-üvey evlat ensest ilişkisi sonucu doğan çocuklar da son yıllarda artmaktadır. · Babanın işsiz olması, sürekli olarak vaktini evde geçirmesi ve bunun yanında da alkol ve(ya) uyuşturucu müptelası olması halinde, özellikle annenin evin dışında çalışmak mecburiyetinde kalması gibi hallerde, kız çocuğu potansiyel tehlike altındadır. · Annenin alkolik olması, çocuklarına yeterince ilgi gösterememesi ve bundan dolayı da anne-kız münasebetinin bozulması. Eşler arasında cinsel ilişkinin bozulması veya devam etmemesinin bir sonucu olarak annenin bu alanı kızına bırakıp, göz yumması. Türkiye'de Aile İçinde Çocuklara Yönelik Şiddetin Boyutu Hacettepe Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Eğitim Bölümü tarafından 1981 yılından beri devam ettirilen ve şimdiye kadar 50 binden fazla çocuk üzerinde yapılan bir araştırma, aile içinde çocuklara yönelik şiddetin boyutunu göstermektedir. Buna göre, cinsiyet farkı olmaksızın çocuklarımızın yaklaşık olarak % 63'ü fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun yaptırdığı ve 1988 yılında sonuçlandırdığı bir diğer araştırmaya göre ise, Türkiye'de ailelerin ortalama olarak % 44'ü çocuklarına şiddet uygulamaktadır. Ancak, gelir seviyesi düşük olan ailelerde çocuklar, bu oranın üstünde bir şiddete maruz kalmaktadır. Değişik İl ve İlçelerde 2.578 aile üzerinde yapılan bu araştırmaya göre, çocuk eğitiminde ailelerin % 69'u "utandırma ve azarlama", %42'si "cezalandırma ve yoksun bırakma", % 40'ı ise "korkutma" yöntemini uygulamaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Bahri Öztürk'ün yönetiminde 1997 yılında kamuoyu araştırması çalışmaları kapsamında Türkiye genelinde 8.619 evli kadın ile yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan bir başka araştırmada, kadınların % 51'i, evlilik öncesi hemen hemen eşit oranlarla, ya annelerinden, ya da babalarından dayak yediklerini ifade etmişlerdir. Bunun yanında, kadınların % 4.12'si çocukluklarında akrabalarından dayak yediklerini itiraf etmişlerdir. "Kocanız çocuklara nasıl davranıyor?" sorusunu evli kadınların ortalama olarak % 76'sı "iyi davranmaktadır" derlerken, % 34'ü bu soruya olumsuz cevap vermektedir. Evli kadınların yaklaşık olarak % 15'i, eşlerinin çocuklarını "zaman zaman döver, söver", % 2'si "sık sık döver, söver" ve % 1'i ise "çok kötü davranır" demektedir. Kadınların % 5.68'i ise bu konuda her hangi bir görüş beyan etmeyi uygun görmemiştir. Kanaatimizce, herhangi bir görüş beyan etmekten çekinen kadınların önemli bir bölümü, çocuklara yönelik şiddeti ya tasvip etmekte, ya da bizzat uygulamaktadır. Bunun dışında, diğer kadınların içinde de şiddete meyilli olanlar bulunabilir. Çünkü, anketten, annelerin çocuklarına yönelik şiddet uygulayıp uygulamadıkları pek anlaşılmamaktadır. Fakat, ampirik araştırmalardan annelerin de, erkekler kadar çocuklarına şiddet içeren tutum ve davranışlarda bulunduğu bilinmektedir. Hatta Türkiye'de yapılan bazı araştırmalar, ailede en çok dayak cezası veren kişinin anne olduğunu belirlemektedir. Annelerin, en kolay disiplin yönetimi olarak dayağı seçmeleri, kendilerinin yoğun bir yaşam düzeni içinde ve stres altında bulunmalarına bağlamaktadır. Aynı araştırma, evlilik öncesi yani çocuk iken aile içinde cinsel tacize uğramış kızların oranını da ortaya çıkarmaktadır. Buna göre kadınların % 0.82'si çocuk iken babalarından, % 0.77'si erkek kardeşlerinden ve % 1.97'si de yakın akrabalardan cinsel tacize uğradığını beyan etmişlerdir. Bir başka ifadeyle, her 100 kız çocuktan yaklaşık olarak 4'ü aile fertleri tarafından veya akrabaları tarafından veya akrabaları tarafından cinsel tacize uğramaktadır. Bu sonuç, diğer ülkelerde yapılan ampirik araştırmalarla paralellik arz etmektedir. Şöyle ki, fiziksel şiddet eylemleri daha fazla aile içinde gerçekleşirken, cinsel şiddet ve istismar hadiseleri daha fazla yakın sosyal çevrede, yani akrabalar arasında meydana gelmektedir. Konuyu yerleşim yerleri açısından ele alırsak, çocuklara yönelik cinsel taciz olaylarının gecekondu bölgelerinde ve kırsal alanlarda daha sıklıkla meydana geldiğini söyleyebiliriz.
__________________ Yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma, cüzzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben.. Kirli sözlerimi temize çekme, oysa "gel" desen gelecektim... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| sebepleri, etkileri, turleri, siddetin, yonelik, cocuklara, icinde, aile |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Terör Ölüm ve Şiddetin Çocuklar Üzerine Etkisi | Magiclover | Çocuk Eğitimi ve Bakımı | 0 | 15-01-2008 05:16 |
| Evcil Hayvanların Cocuklara Olumlu Etkileri | Mè£odî | Hayvanlar Alemi | 0 | 28-11-2007 18:23 |
| Sağlıklı Aile Mutlu Aile | Mè£odî | İnsan Sağlığı | 0 | 26-11-2007 13:47 |
| 27 Mayıs İhtilali Ve Sebepleri | SHADOWS | Kitap Özetleri | 1 | 21-07-2007 00:29 |
| Sevgi Ve Şiddetin Kaynağı | GECEM_EFSUN | Felsefe & Psikoloji | 0 | 29-06-2007 06:43 |