Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Mehter'in Tarihçesi

Büyük Türk Tarihi icinde Mehter'in Tarihçesi konusu , Mehter'in Tarihçesi Türkler milattan önce orduda takım halinde müzik aletleri çaldırırlardı. 8.yy.da yazılmış ve yazılı ilk Türk belgesi olan Orhun Kitabeleri, Mehter'in atası olarak kabul edilen Tuğ Takımı'ndan bahseder. Kaşgarlı ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Kültür & Sanat > Dünya ve Türk Tarihi > Büyük Türk Tarihi

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-08-2008, 20:53   #1 (permalink)
Standart Mehter'in Tarihçesi

Mehter'in Tarihçesi

Türkler milattan önce orduda takım halinde müzik aletleri çaldırırlardı. 8.yy.da yazılmış ve yazılı ilk Türk belgesi olan Orhun Kitabeleri, Mehter'in atası olarak kabul edilen Tuğ Takımı'ndan bahseder. Kaşgarlı Mahmut'un 11.yy.da yazdığı Divan-ı Lugat-it Türk, Hakan'ın huzurunda nevbet vurulduğunu anlatır. Türklerin diğer dünya milletlerinden gerek anlam ve önem gerekse müzik yönünden tamamen ayrı özelliklere sahip bir müzik topluluğu bulunmaktadır. Bu topluluğa "Mehterhan" yaptığı müziğe de "Mehter Müziği" denir.

"Bulut kükredi, vurdu nevbet tuğ,
Şimşek çaktı çekti hakan tuğ'unu"


diyen Türkler İç Asya'dan Anadolu'ya geleneklerini taşımışlar, egemenlik simgesi davul, bayrak ve tuğ töresi Türkler aracılığıyla tüm İslam alemine yayılmıştır. Karahanlılardan Selçuklulara İlhanlılardan Memlüklere ve Osmanlılara nevbet geleneği hep devam etmiştir.

Kayı boyundan Osman Bey'e Anadolu Selçuklu Hükümdarı tarafından bağımsızlık fermanıyla beraber hakimiyet sembolü olarak tuğ ve davul yollanmıştır. Mehteri hürmetten ayakta dinleyen Osman Gazi, kıtalara hükmedecek bir İmparatorluğun ve çok daha köklü bir mehter geleneğinin temelini atmıştır. Mehter müziğini ortaya çıkaran en önemli yer savaş alanlarıdır. Kale kuşatmasında, meydan muharebelerinde, deniz savaşlarında düşmana hücum edilirken mehter çalınarak askerler şevke getirilir,düşmanın morali bozulurdu. Avrupa'nın önemli bestecileri Mozart, Beethoven ve daha niceleri mehterin müziğinden etkilenerek besteler yapmışlar ve bu besteler 18 yy.da Avrupa'da yeni bir müzik türü doğmasına sebep olmuş, bu müziğe de Alaturka adı verilmiştir.

Mehter müziği makamsal olarak Klasik Türk Müziği özelliklerini taşır ve 24 sesten meydana gelen bir ses sistemine sahiptir. Dünya askeri tarihinin bu ilk bandosu geçmiş dönem Türk müziğinin coşkulu ritimlerini de bugüne taşımaktadır. Mehter'in giysileri renk ve biçim bakımından ayrı bir güzellik arz eder. Giysilerinde tüm renkleri görmek mümkündür. Kullandığı enstrümanlar kaba zurna, boru, kös, davul, nakkare, zil ve cevgendir. Türklerin ihtişamını asırlar boyu seslendiren Mehter, Osmanlıların son döneminde yozlaşan devlet kurumları gibi vezirlere, sancak beylerine, 18 yy.dan itibaren esnafa dek yaygınlaşmış ve kuruluş amacından sapmıştır.

II.Mahmut tarafından kapatılan Yeniçeri Ocağı'yla birlikte Mehter'de kapatılmıştır. Mehter'in kapatılmasından sonra Avrupadakilere benzer bandolar kurulmuş, 1831'de Mızıka-ı Hümayun Okulu açılarak Mehter 80 yıllık bir sessizliğe gömülmüştür.

Yazar Celal Esat Arseven ve Askeri Müze Müdürü Ahmet Muhtar Paşa'nın çabaları ile 1914 yılında yeniden Askeri Müze'de çalmaya başlayan Mehter, I.Dünya Savaşı sırasında Enver Paşa tarafından (1917) Ordu birliklerinde kısa soluklu da olsa yeniden kurulmuştur. 1914'de kurulan Askeri Müze Mehteri 1935 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı Zekai Apaydın tarafından aslına uygun olmadığı sebebi ile kapatılmıştır. Bugünkü Mehter ise Genelkurmay Başkanlığı'nın isteği üzerine yapılan sistemli bir araştırma ile Askeri Müze kapsamında 1953 yılında altı katlı olarak kurulmuş, 1968 yılında 9 katlı hale getirilmiştir.


Mehter'in Yürüyüşü ve Konser Düzeni

Mehter'in başında Bölük Komutanı Çorbacıbaşı, arkasında zırhlı muhafızlarla birlikte devleti temsilen Al Sancak, bağımsızlığı temsilen Ak Sancak, İslamiyet'i temsilen Yeşil Sancak yer alır. Eski Türk Hakanları 9 rakamını uğurlu saydığından tören takımları 9 katlıdır. Sancaklardan sonra üç sıra halinde en büyüğü hücum tuğu olan 9 tuğ gelir. Tuğlardan sonra Mehterbaşı, Çevgenler, Zurnazenler, Boruzenler, Nakkarezenler, Zilzenler, Davulzenler ve en arkada at üstünde köszen gelir. Saz başları kırmızı, diğer müzisyenler lacivert giyerler.

Mehter'in yürüyüşü bugünkü modern ordu düzenindeki yürüyüşün tamamen tersine sağ ayakla başlar, üç adımda bir durulup sağa ve sola dönülerek halk selamlanır. Mehter konser düzeni alacağından düz yürüyüşe sol ayakla geçilir ve mehter hilal düzenine gelene kadar bir peşrev (saz eseri) seslendirilir. Kös hilalin ortasında yerini alır. Kös Türk Bayrağı'ndaki yıldızı, diğer müzisyenlerin oluşturduğu hilal ise Türk Bayrağı'ndaki hilali temsil eder. Mehterbaşı yönetiminde konser bitirildikten sonra Gülbank adı verilen mehter duası yapılır ve konser alanı peşrev çalınarak terk edilir.
__________________
Gökyüzünde değilsin yalnız
Bir yanın ay bir yanın yıldız
Efsaneler yerde sürünsün
Kartalım göklerde süzülsün

Beşiktaşlıyız Beşiktaşlı
Anlayamaz kimse bu aşkı
Bekçisiyiz Kopsa Kıyamet
Siyah beyaz bize emanet !

Sen neredeysen oradayız biz
Ne dağlar engel ne de deniz
Sonunda ölüm bile olsa
Son nefeste bilki senleyiz
AnKaRaLiM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 10:26.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics