BEYPAZARI’NDAKİ POST KAVGASI
Daha sonra Benekli’yi bir cipe atıp Beypazarı Devlet Hastanesi’ne götürmüşlerdi. Benekli’nin gelişi belediye hoparlöründen halka ilan edilmiş, hastane meraklılarla dolup taşmıştı. Kişi başına iki lira ödetip hastaneye yardım da toplanmış, daha sonra o parayla hastaneye röntgen cihazı alınmıştı.
Bir doktor, hanımı için Benekli’nin kürkünü isteyip, köylülere:
- Bu artık hastanenin malı oldu... deyip, köylüler de itiraz edince:
- Sizi kuduz açısından karantinaya tabi tutacağız... denmiş; köylüler de:
- O zaman ziyarete gelen bütün Beypazarı halkını karantinaya mı tabi tutacaksınız?.. diye sormuşlardı.
Böylece Benekli’ye Ankara’daki Veteriner Bakteriyoloji Enstitüsü’nün yolu, köylülere de ifade verme yolu görünmüştü. Enstitüde sadece panterin beyni incelenebilmiş, onun da tertemiz olduğu ortaya çıkmıştı.
TRT Televizyonu, Hürriyet ve Günaydın Gazeteleri habere geniş şekilde yer verirken, o zamanın delikanlısı Mehmet Ertüzün de bu gazetelerin küpürlerini kesiyor, adını Benekli koyduğu son Anadolu Panteri’ni yok edişimizi asla içine sindiremeden bir düş hekimiyle tanışıp nefes nefese anlatacağı güne kadar arşivinde saklıyordu.
Bu arada avı serbest olan Anadolu Panteri’nin koruma kapsamına alınabilmesi için dergilere yazıyor, belki de bu yazışmaların tuzuyla 1987’de Merkez Av Komisyonu Kararları’nda ıskalanan Anadolu Panteri Avı yasağı, otuz milyara varan para cezalarıyla resmen yasaklanıyor, bu toprakların emaneti, gecikmiş olarak koruma altına alınabiliyordu.
O düş hekimi de daha önce Çumra’da yaşayan veteriner hekim Deniz Cengiz Soykan’ın Atlas Dergisi’ne yazdığı; Mersin’in Mut ilçesinin Çampınarı (Kahtama) köyünün yükseklerinde bugüne kadar kimsenin gitmediği bir ormanlıktaki Kaplan Gediği denen yerdeki bir panterin varlığından söz eden mektubunu okumuştu;
böylece iki meraklı ruh birleşmiş, birlikte 2004 yılından bugüne Benekli’miz ile ilgili bilgileri kaynağından araştırmaya başlamıştı.